(6762 S. K. m. 1290)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çorum Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.2003 tarih ve 2003/501-2003/435 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin murisi Fikri Aktaş'ın davalı nezdinde hayat sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, 25.02.2002 tarihinde vefat ettiğini, poliçenin menfaattarının müvekkili bulunduğunu, sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek,16.000.000.000 TL temel ölüm tazminatı ve 2.000.000.000 TL kar paylı birikim kapitalinin sigortalının ölüm tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesinin 15.09.1989 tarihinde akdedildiğini, davacının murisinin Diabetus Melutus hastalığından dolayı vefat ettiğini, 15 yıldan beri anılan hastalık dolayısıyla tedavi gördüğünü, beyanname düzenlenirken sağlığa yönelik cevaplarında bu hastalığını gizlediğini, beyan mükellefiyetine aykırı davrandığını, poliçenin hükümsüz kaldığını,sorumluluğa karar verilse bile temerrüt faizinin dava tarihinden başlatılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigorta sözleşmesinin yapıldığı tarihte davacının murisinin savunmada bahsedilen hastalığa muzdarip olduğu yönünde somut kanıt bulunmadığı, 13 yıl boyunca prim ödeyen kişinin davalı tarafından check-up yaptırılması gerektiği, davalı araştırmasının 14.05.2002 tarihinde sonuçlandığı, 1 aylık sürede poliçeyi feshetmediği, davacı başvurusuna rağmen 15 günlük mehil içinde ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.000.000.000 TL ölüm tazminatı ve 2.000.000.000 TL kar paylı birikim kapitalinin 10.07.2002 tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı ölüm tazminatı ve kar paylı birikim kapitali sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, sigortalının sözleşmenin kurulması sırasında mevcut diabet ve yüksek tansiyon hastalığını gizlediğini, TTK nun 1290 ve poliçe genel şartların 2 nci maddelerine aykırı davrandığını savunmuştur. Mahkemece, davacının murisinin sözleşme sırasında hasta olduğunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının murisi Fikri Aktaş'ın 15.09.1989 tarihinden itibaren davalı nezdinde kar paylı hayat sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, primleri düzenli şekilde ödediği, 20.02.2002 tarihinde öldüğü, davacının sigorta poliçesinde menfaattar gösterildiği, başvuruya rağmen davalı tarafından bir ödeme yapılmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, sigortalının sözleşmenin kurulması aşamasında diabet ve yüksek tansiyon hastası olup olmadığı, bunları kasten gizleyip gizlemediği, ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı noktalarındadır.
Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme(ihbar) yükümlülüğü ilgili TTK.nun 1290 ncı maddesi her ne kadar mal sigortalarına ilişkin bulunmakla beraber, Dairemiz'in yerleşik kararlarıyla hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartlarında sözleşme hükmü halini almıştır. Nitekim, uyuşmazlığa konu poliçenin genel şartlarında da ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelere de yer verilmiştir. Somut olayda davacının murisi sigorta ettiren sözleşme kurulması aşamasında aralarında yüksek tansiyon hastalığı da dahil olmak üzere sıhhatine yönelik olan sorulara sağlıklı olduğunu bildirerek cevap vermiştir. Ölüm mernis tutanağının incelenmesinde sigorta ettiren Fikri Aktaş'ın ölüm nedeni Diabetus Mellutus hastalığı olarak açıklanmıştır. Davalının kanıtları arasında sunulan çeşitli doktorlara ait yazılı beyanlarda ailesinden alınan bilgiye göre 15 yıldan beri şeker ve yüksek tansiyon hastası olduğu ifade edilmiş, bir takım reçeteler ve hastalığa ait belgeler sunulmuştur. O halde mahkemece, aralarında sigorta uygulaması ve hukukçusu, diabet ve yüksek tansiyon hastalıklarında uzman hekimlerin de yer aldığı bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılarak, sözleşme anında sigorta ettirenin savunmada geçen hastalıklarının bulunup bulunmadığı, mevcut olduğunun tespiti halinde gizlenip gizlenmediği, ölüm rizikosu ile bilgi verilmeyen hastalık arasında illiyet olup olmadığı etraflıca değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuyla hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy