(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.06.2003 tarih ve 2002/250-2003/357 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2004 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 05.07.1997 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, davalı kooperatifin talebi üzerine üye olduğu dönemde aidatlarını DM üzerinden yatırdığını ödenen aidatların TL.na çevrilerek tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının kısmen itiraz ettiğini, davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, üyelerin bir kısmının yurt dışında olması nedeniyle müvekkilinin bankada döviz hesabı açtırdığını, davacının da bu şekilde ödediği aidatları TL.na çevirerek kayda girildiğini, davacının tüm yatırdığı paranın 347.002.000 kooperatifin başka borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 3.500 DM ve 253.000.000 TL. olmak üzere toplam 350.891.000 TL. aidat yatırdığı, daha sonra kooperatif üyeliğinden ayrıldığı, davalı kooperatifin asıl alacak, faiz ve icra masrafları ile birlikte toplam 1.000.000.000 TL.nı icra dosyasına ödediği, davalının icra takibine kısmi itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dava, davacı tarafından kooperatife ödenen aidatların istirdadına ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibarettir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Bilançonun kesinleşmesi ise, bilançonun genel kurulca kabulü ile olur ve alacak en erken bu tarihte muaccel olur. Davalı Kooperatif anasözleşmesinin 15. maddesinde de benzer düzenleme bulunmaktadır.
Davacı vekili, davacı alacağının muaccel olup, davalı kooperatifin talebi üzerine müvekkilinin aidatları DM üzerinden yatırdığını iddia etmiştir. Davalı kooperatif vekili ise, genel kurullarda aidatların TL olarak belirlendiğini savunmuştur.
Bu durumda mahkemece, davalı kooperatif genel kurullarında alınan kararlar getirtilerek, aidatların DM üzerinden mi, TL üzerinden mi ödeneceği yönünde karar alındığı araştırıldıktan sonra, davacının ortaklıktan ayrıldığı 05.07.1997 tarihinden sonraki ilk genel kurulun ne zaman yapıldığı ve bu tarihe kadar davacının ne kadar aidat ödediği, yukarıda yazılı yasal düzenlemeler göre, davacı alacağının muaccel olduğu tarihten sonra isteyebileceği temerrüt faiz miktarının tespiti açısından kooperatif kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapıldıktan sonra, denetime elverişli rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile dosya üzerinden düzenlenen ve karar vermek için yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, taraflar duruşmaya gelmediğinden, duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy