(818 S. K. m. 126)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Didim Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.11.2003 tarih ve 2002/383-2003/393 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, dayalının şikayeti nedeniyle elektrik kullanımının TEDAŞ'a devir edilemediğini ileri sürerek, kooperatifin kullanmak zorunda kaldığı şantiye elektrik tarifesi ile konut tarifesi arasın daki fark olan 20.758.000.000.-TL'sının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şikayet dilekçesi ile dava tarihi arasındaki bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini savunarak, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini; esastan ise, trafonun TEDAŞ'a devrinin müvekkilinin kusuru nedeniyle değil, kooperatifin eksiklikleri nedeniyle olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davalının şikayet dilekçesinden 06.05.1997 tarihli genel kurulda haberdar olunduğu ve bu tarihten dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı kooperatif, davalı ortağın şikayeti nedeniyle kooperatifin halen şantiye aboneliğinden elektrik kullanmak zorunda olduğu gerekçesiyle, konut aboneliği ile şantiye aboneliği arasındaki farkın davalıdan tazminat olarak tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın bir yıllık zamanaşımına uğradığını savunmuş; mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. BK'nun 126/4. maddesi hükmü gereğince, ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirket ile ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Davacının tazminat istemine dair hakkın kooperatif ile ortak arasında doğmuş bulunmasına göre, mahkemece, zamanaşımı süresi bu yönden değerlendirilerek karar vermek gerekirken, yazılı şekilde haksız fiile uygulanan zamanaşımı süresi esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy