(6762 S. K. m. 5, 1301) (1086 S. K. m. 409) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.2003 tarih ve 2003/373-2003/934 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Mustafa Ay vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Mustafa Ay'ın malik ve diğer davalının sürücüsü oldukları aracın, müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın alkollü olarak sevki sırasında meydana gelen kazada 3. kişiye ait hasar gören araç nedeniyle müvekkilinin 697.000.000 lira ödeme yaptığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mustafa Ay, işbölümü itirazında bulunmuş, aynı olayla ilgili bir başka dava ile birleştirme isteminde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sürücü bakımından müracaata bırakılması gerekçesiyle davanın HUMK'nun 409 ncu maddesine göre açılmamış sayılmasına ve davalı malik bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Mustafa Ay vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, alkollü araç kullanma sırasında meydana gelen kazada, kazanın alkolün etkisinden kaynaklandığı iddiasına dayanmakta olup, kaza nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödenen tazminatın poliçe genel şartları 4/d maddesi uyarınca davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta ile davalılardan işleten/malik asındaki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesi ilişkisi kapsamında, hasarın teminat dışı sayılması için, Dairemiz'in yerleşik uygulamalarına göre, kazanın, Poliçe Genel Şartları'nın 4/d maddesine gereği, araç sürücüsünün münhasıran alkolün etkisi altında trafik kazasına yol açması gerekir.
Somut olayda, alınan uzman bilirkişi kurulu raporuna göre, kazada alkolün etkisinin en fazla %10-20 oranında olduğu bildirilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporu dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde verilen karar doğru değildir.
2- Öte yandan, davanın Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğine ilişkin, davalı tarafça süresinde yapılan işbölümü itirazı hakkında, mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir. TTK. nun 5 nci maddesi hükmüne göre, bozmayı gerektirir başkaca bir yön bulunmaması durumunda, bu husus tek başına bozma nedeni sayılamamakta ise de yukarıda açıklanan bozma nedeni ile birlikte, bu yönden de doğru olmayan kararın, sayılan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılardan Mustafa Ay vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy