(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ünye Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.12.2003 tarih ve 2002/477-2003/694 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin 30.05.2002 tarihinde vefat eden murisinin davalı tarafından Taşıt Kredisi Hayat Sigortası kapsamında sigortalandığını, davacılarca muris Ahmet Hamarat'ın ölümünden sonra poliçedeki 7.500.000.000-lira olan tazminatın talep edilmesine rağmen, davalı tarafından 4.900.000.000-liranın ödenip, bakiye 2.900.000.000-liranın ödenmediğini ileri sürerek, bakiye anılan meblağın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların miras bırakanı Ahmet Hamarat'ın Demirbank Taşıt Kredisi Hayat Sigortası Üyelik Sertifikası bağlamında müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, üyelik sertifikası'nda yer alan 7.500.000.000-liranın Demirbank T.A.Ş ile davalı arasındaki azami teminat tutarı olduğunu, bu tutarın hiç zaman her bir üye için belirlenen sabit tutar olmadığını, davacıların murisinin vefat teminatının da 4.789.560.272-lira olarak belirlendiğini, vefat teminatının da davacılara ödendiğini savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacıların murisi Ahmet Hamarat ile davalı arasında 03.11.2000/2002 tarihlerini kapsar şekilde hayat sigortası sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmede vefat teminatının 7.500.000.000-lira olarak belirlendiği, muris Ahmet'in bu sözleşme geçerli olduğu dönemde vefat ettiği, yeni sözleşme ile öncekinin geçersiz kılındığına ilişkin kanıt sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketine Demirkank Taşıt Kredisi Hayat Sigortası Üyelik Sigortası bağlamında sigortalı olan davacıların murisinin üyelik sertifikasında belirlenen vefat teminatının bakiyesinin tazmini istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, ilkinde 7.500.000.000-lira, sonrasında ise 4.789.560.272-lira vefat teminatı bulunan üyelik sertifikalarından hangisine itibar edileceği noktasında toplanmaktadır.
Grup hayat sigortasında sigorta ettiren belli bir tek kişi veya kuruluş olduğu halde, sigortalılar tek tek ferden belli olmayan bir grup olmaktadır. Birden fazla kişilerden oluşan bu grup tek bir sigorta poliçesi ile sigorta güvencesi altına alınmaktadır. Kredi alacaklıları tarafından yaptırılan grup sigortasında ise, gruba dahil olan kredi borçluları sigortalı olma güvencesine sahip oldukları gibi, kredi veren de, kredi borçlusunun çalışamaz duruma gelmesi halinde kredi alacağını öncelikle bu sigorta alacağından alma imkanına sahip olarak alacağını güvence altına almış olmaktadır. Grup hayat sigortalarında sigortalının, sigorta bedelini tayin yönünden bir seçim hakkı genellikle bulunmamaktadır.(Bkz. Işıl Ulaş, Uygulamalı Can Sigortası Hukuku, Hayat ve Kişisel Kaza Sigortaları, 2. Bası, Ankara 2002, sh.154-155).
Somut olayda, davacıların murisi, dava dışı Demirbank T.A.Ş.den taşıt kredisi almış olup, anılan Banka ile davalı arasında yapılan Grup Hayat Sigortası Sözleşmesi çerçevesinde sigorta örtüsü altına alınmış bulunmaktadır. Burada, sigorta ettiren dava dışı Demirbank T.A.Ş.,sigortacı davalı Demir Hayat Sigorta A.Ş., davacıların murisi ise, sigortalı olup, sigortadan faydalanandır.
Davalı vekili yargılama aşamasında, iddianın dayanağı olan daini murtehini Demirbank Samsun Şubesi, 7.500.000.000-lira vefat teminatlı 3.11.2000/2002 tarihli üyelik sertifikasının, sigorta ettirence verilen bilgiler ve ödenen prime göre, daini murtehini HSBC Bank Samsun Şubesi olan, 4.789.560.272-lira vefat teminatlı, 3.11.2001/2002 tarihli üyelik sertifikası ile yenilendiğini, anılan ikinci sertifikadaki miktarın da dain mürtehince ödenerek vefat ibranamesi düzenlendiği savunulmuştur.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, sigorta ettirence, davalı sigortadan önceki sertifikayı geçersiz kılacak ve farklı vefat teminat miktarını içerir yeni bir sözleşmenin veya sertifika düzenlenmesi isteminin bulunup bulunmadığı, bulunulmuşsa hangi tarihte bulunulduğu ve düzenlendiği, primlerin hangi miktar esas alınarak ödendiği, yeni düzenlemenin sigorta ettirene ne zaman bildirildiği hususlarında, sigorta ettiren ile davalı sigortanın ilgili tüm kayıtları üzerinde inceleme yapılmak, gerektiğinde anılan kayıtlar ve uyuşmazlık noktaları üzerinde sigortacılık alanında uzmanlığı olan bilirkişi yada kurulundan, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelenme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy