(818 S. K. m. 84) (1163 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2003 tarih ve 2001/239 - 2003/801 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olup, aidat borçlarını eksik olarak ödediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibine geçildiğini ancak borçlunun itirazda bulunarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bütün ödemelerini zamanında yaptığını ancak, kooperatifin tutarlı ve doğru bir muhasebe kaydına sahip olmamasından ve yönetimler arasındaki çekişmelerden doğan belgelendirme hatalarından dolayı ödenmiş bir borcun yeniden tahsilinin istendiğini, müvekkilinin takibe konu borcu 1996 yılında yapılan icra takibi sonucu ödediğini ancak ödenen bu borcun kayıtlara geçmemesinin kooperatifin sorunu olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyetli olarak yapılan takipten dolayı tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın 537.278.725 TL asıl alacak, 276.557.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 813.835.725 TL üzerinden iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin isteğin reddine, asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren aylık % 15 faiz uygulanmasına, kabul edilen miktarın % 40'ı 325.534.290 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava aidat borcunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Takibe konu borcun kaynağını, davalının 1995 - 1996 dönemine ilişkin anapara ve gecikme borçlarının tahsili amacıyla 1996 yılında yapılan icra takibi sırasında ödeme miktardan kalan gecikme faizi oluşmaktadır. Kooperatifin 28.06.1998 tarihli genel kurul toplantısında aidatlarını zamanında ödemeyen üyelerden aylık % 15 gecikme cezası alınmasına, yapılan ödemelerin öncelikle faiz borcuna mahsup edilmesine karar verilmiştir. Bu karar nedeniyle davalının 28.06.1998 tarihinden sonraki aidat ödemelerinin anılan faiz borcuna karşılık tutulmak suretiyle aidat borçlarının ödenmemiş kabul edilmesi ve aylık % 15 faiz işletilerek, ödemelerin öncelikle faiz borçlarına mahsup edilmesi sonucu takibe konu alacak miktarına erişilmiştir. Buna göre, davalının aidat borçlarına karşılık yatırdığı paralar anılan genel kurul toplantısında kararlaştırılan uygulama doğrultusunda faiz borcuna sayılmış, bu nedenle de aidat borcunu ödemediği kabul edilerek bu miktarda faiz işletilmiştir. Kural olarak genel kurul kararları etkisini geriye doğru değil, ileriye doğru olarak gösterir. Bu itibarla, 28.06.1998 tarihli genel kurul toplantısında alınan yapılan ödemelerin öncelikle faiz borcuna mahsubuna ilişkin kararın geçmiş borçlara da uygulanacağına dair bir karar alınmadığı gibi geçmişte bu yönde bir uygulamada yapılmamıştır. Bu nedenle, davaya konu icra takibinde talep edilen borcun davalının 1995- 1996 dönemine ait borcundan kalan 28.456.500 TL faiz borcundan kaynaklandığı anlaşıldığından, kooperatif tarafından ancak 28.456.500 TL'lik bu bedelin talep edilmesi mümkün iken, genel kurul kararlarına ve iyi niyet ilkelerine aykırı biçimde yapılan hesaplamalar sonucu davalıdan takipteki miktarların istenmesi ve mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy