(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.02.2004 tarih ve 1999/996-2004/49 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacalar vekili, müvekkillerinin murisi B. E.'in davalı kooperatif ortağı iken 10.11.1976/21 sayılı kararla ortaklıktan ihraç edildiğini, bu kararın iptal edilerek murisin ortaklığın kesin hükme bağlandığını, bu arada davalı kooperatifçe murisin arsa payının başkasına devredildiğini, muris tarafından davalı kooperatife müracaat edildiğini ve bildirilen borç miktarı ödemesine rağmen kendisine arsa tahsisi yapılmadığını, murisin vefatı üzerine aidat ödemelerine müvekkillerince devam edildiğini ileri sürerek, müvekkillerine arsa tahsisi yapılmasını, bu mümkün olmazsa hissenin rayiç değerinin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, arsa tahsisinin fiilen mümkün olmadığını, murisin sağlığında arsaların kur'alarının çekilerek dağıtıldığını ve davanın yeni maliklere yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı ortaklara arsa tahsis edilemediğine göre istenebilecek tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği, davacının 9.286.706.774 TL talep edilebileceği ancak talebin şimdilik 1.000.000.000 TL olduğu, her ne kadar davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de davacılar vekili tarafından haklı gerekçelerle eski hale getirme talebinde bulunulduğu gerekçesiyle, 1.000.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından, 01.03.1974 tarihine kadar toplam 29.100 TL ödemede bulunulduğu, bu durumun davalı kooperatif kayıtlarının incelenmesinden anlaşılabileceği, yapılan bu ödemelerin bilirkişi raporunda yer almadığı konusunda itiraz edilmiş ve davalı kooperatifçe muris B.'e hitaben gönderilen 08.05.1998 tarihli yazıda da, B.'in bu tarihe kadar 21.600 TL ödeme yaptığının belirtilmiş olması karşısında, davacılar vekilinin bu iddiasının kooperatif kayıtlarından anlaşılmış ise de, dava dilekçesindeki talebin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000.000.000 TL üzerinden yapıldığı ve mahkemece de taleple bağlı kalındığı gözetildiğinde, davacılar tarafından açılabilecek ek davada bu yanlışlığın dikkate alınmasının mümkün bulunmasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 42.80 YTL. harcın temyiz eden davacılara iadesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy