(4077 S. K. m. 10/A, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.01.2004 tarih ve 2001/981-2004/3 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, sözleşme uyarınca davalı bankadan alacağı bankamatik kredi kartının kendisine teslimi öncesinde, bu kart ile yapılan harcamalar ve çekilen paralar nedeniyle 7.257.000.000 lira borç doğduğunu, buna davalı bankanın neden olduğu, kartı kime teslim ettiğini bankanın açıklamadığını ileri sürerek, 7.257.000.000 liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Kararı temyiz edilen Ş.Urfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen hükümden önce, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10 ncu maddesine eklenen 10 /A madde hükmünde kredi kartı ile ilgili düzenlemeye yer verilmiş ve tüketici kredisine ilişkin 10 ncu maddeye atıf yapılmış olup, 23/1 nci madde hükmü karşısında, bu davaya bakmak tüketici mahkemelerinin görevine girmiştir. Öte yandan, bu davalar aynı Kanun'un 23/2 nci madde hükmüne göre, harçtan muaftır.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Ş. Urfa'da müstakil bir tüketici mahkemesi ve ticaret mahkemesi bulunmamaktadır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 22.6.1995 tarih ve 437 sayılı kararına göre, tüketici mahkemesi kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara, o yerde varsa ticaret mahkemesinin, yok ise, sadece 1 ve 2 no'lu Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerler için 1 no'lu; üç yada daha fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerler için, üç no'lu asliye hukuk mahkemesince bakılması gerekmektedir.
O halde, mahkemece, bu davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde davanın ele alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılması doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Bankalar Kanunu'nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davalıdan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy