(2918 S. K. m. 98, 99, 100) (6762 S. K. m. 1292, 1299) (Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Emirgazi Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.12.2003 tarih ve 2001/35-2003/76 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalıların vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalılar ZMSS. ve İMSS. Şirketleri'nin sorumluluklarını taşıyan aracın, müvekkilleri murisinin maliki ve sürücüsü olduğu araca tam kusurlu çarpması sonucu ölüme neden olduğunu ileri sürerek, murisin eşi ve çocukları olan müvekkilleri için toplam 6.000.000.000- Lira destek tazminatı ile 1.500.000.000- Lira araç hasarının olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişleridir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, mirasçılardan bazılarının haksız eylemden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve murise ait araç hasarı ile ilgili maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalılardan Şeker Sigorta A.Ş. kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigorta poliçesini düzenlemiş olup, bu poliçeye göre ölüm halinde kişi başına teminat limiti 3.000.000.000 TL. ile sınırlıdır. Diğer davalı Anadolu Sigorta A.Ş. ise, aynı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigorta teminatını da içeren poliçeyi düzenlemiş olup, kişi başı teminat miktarı 1.000.000.000 TL. ile sınırlanmıştır. Bu şekildeki sınırlamalar, poliçede yazılı aracın neden olduğu kazada bir kişinin ölümü halinde, bu kişinin tüm mirasçılarının bu davada davacı olan ve olmayan toplam olarak sigortadan isteyebileceği destekten yoksun kalma tazminatının azami olarak 3.000.000.000-lira ve 1.000.000.000-lira ile sınırlı olacağı anlamına gelmektedir. Her bir mirasçı için bu sigorta şirketlerinin sorumlu olacağı limit miktarı, her bir poliçenin bu limitlerinin mirasçılardan her birinin veraset ilamındaki payına karşılık gelen bölümü kadardır. Olayda birden fazla kişi ölmüşse, azami miktar kaza başına bu poliçelerde yazılı limit ile sınırlı olacaktır. Öte yandan, Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları 1 nci maddesine göre bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortasının olay tarihindeki limitlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı limitlere kadar temin etmekle yükümlüdür.
Mahkemece, araç hasarına ilişkin hükümde davalıların sorumluluk miktarları (temerrüt faizinin başlangıcı hariç) doğru olarak belirlenmiş ve hükmedilmiş ise de, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istem bakımından, her iki poliçe limiti toplamı olan 4.000.000.000-liranın üzerinde toplam 6.000.000.000-liranın her iki sigortadan limitler ile sınırlı olmak kaydıyla tahsiline, ZMMS. limitinin tamamının mirasçılardan sadece Fatma'ya, diğer 3.000.000.000-liranın diğer davacılara hükümde yazılı miktarlar halinde verilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davalı sigorta şirketlerinin sorumluluk miktarlarının her bir poliçe ve mirasçı için ayrı ayrı ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz sigorta şirketleri yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılardan Şeker Sigorta AŞ. vekilinin yargılama giderlerine ve vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
3- Mahkemece, her iki sigorta şirketi, her iki istem için olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle sorumlu tutulmuştur. Oysa, her iki davalının farklı tarihlerden itibaren temerrüt faizinden sorumluluğu söz konusudur.
İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 100 ncü maddesinde aynı kanunun 98 ve 99 ncu maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.
Bu itibarla, davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş.nin, sigorta bedelini ödeme borcu, T.T.K.nun 1299 ncu maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasa'nın 1292 nci maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. Dava dilekçesinde, bu davalı sigortaya dava tarihinden önce yapılmış bir ihbardan bahsedildiğinden, ihbarın ve tebliğ tarihinin kanıtlanması halinde, tebliğ tarihini izleyen günde; ihbar veya tebliğinin davacı tarafından kanıtlanamaması halinde, bu davalının dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü suretiyle dava tarihinin temerrüt faizinin başlangıç tarihi olarak hükmedilmesi gerekmektedir.
Diğer davalı olan ZMSS. şirketi bakımından da somut olayda, davadan önce davalılardan sigortadan ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin dava dilekçesinde iddia yer almakta olup, mahkemece, yeterli belgeler ile yapılması gereken başvurunun tebliğine ilişkin belge davacı taraftan istenmek, ibraz edildiğinde 2918 sayılı KTK.nun 99/1 nci maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 12 nci maddesi uyarınca tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilerek tespit edilecek tarihten, tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu olasılıklar üzerinde durulmadan bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan diğer sorumlular bakımından uygulama yeri olan olay tarihinin, davalılardan bu sigorta bakımından da faize başlangıç olarak alınması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, eksik inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde bu davalı sigorta şirketlerinin her iki istem bakımından olay tarihinden itibaren temerrüt faizinden sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz sigorta şirketleri yararına kabul şekli bakımından da bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar sigorta şirketleri vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan Şeker Sigorta AŞ. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy