(2004 S. K. m. 72) (1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.03.2004 tarih ve 2002/846 - 2004/159 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2005 günde davacı avukatı Sevda Zübeyde Çetin ile davalı avukatı N.Kemal Boya gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili Güler Saka'nın 17 yıldır davalı kooperatifin ortağı olduğunu, hakkında verilen ihraç kararının mahkeme kararı ile iptal edildiğini, bu süre zarfında davalı kooperatifin yıllarca müvekkilini üye olarak kabul etmeyip, genel kurallara davet etmediğini, hatta 01.06.2000 tarih ve 556 ve 557 kayıt no ile genel kurula katılma isteğinin davalı tarafından kabul edilmediğini, bu durumda davet edilmediği ve katılmasına izin verilmeyen tüm genel kurullarda anılan aidatlar yönünden temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini, buna rağmen 10.07.2002 tarihli ihtarname ile 14.913.243.506.-TL ana para ve 65.313.240.250.-TL gecikme cezası istendiğini, ayrıca toplu konut kredisi adı altında ihtarname içinde istenen 3.950.000.000.-TL ana para ve 3.752.500.000.-TL gecikme cezasının neye göre talep edildiğinin belli olmadığını ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava ile de davacı Güler Saka vekili, menfi tespit davasına konu borç nedeniyle müvekkili hakkında ihraç kararı verildiğini ileri sürerek, 01.10.2002 tarihli ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yaklaşık on yıldır ödemelerini tatil ettiğini, borcunu bilerek ödemeyen davacının iyiniyetli olmadığını, ihraç kararının da usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 1163 sayılı Yasa'nın 16 ncı maddesi gereğince ihraç kararı verildikten sonra bu karar kesinleşinceye kadar davacının genel kurullara katılma hakkına sahip olduğu gibi, aidat borçlarını da ödemekle yükümlü olduğu, davalı kooperatifin kendisine bildirim yaparak genel kurula katılamayacağını bildirmesinin etkili olmadığı, ihraç kararı davasının devam ettiğine ilişkin belgeyi göstermek suretiyle genel kurula katılma hakkına sahip olduğu, davacı ortağın bu şekilde genel kurula müracaat ettiğine dair kanıt bulunmadığı, davacı ortağın ödemediği aidat ve genel kurullarca kararlaştırılan cezai şarttan sorumlu olduğu, 10.07.2002 ve 29.07.2002 tarihli ihtarnamelerde davacıdan 14.913.243.506.-TL asıl aidat, 65.313.240.250.-TL faiz olmak üzere 80.226.483.756.-TL alacaklı olduğunun belirtildiği, yapılan hesaplamaya göre ihtarname tarihi itibariyle davacının 80.004.076.393.-TL borcu bulunduğunun tespiti ile bu miktara ilişkin davanın reddine, geriye kalan 222.407.363.-TL borçlu bulunmadığının tespitine, birleşen davada ihtarnamelerde yazılı miktarda borç bulunmadığından davacının ihracına ilişkin 01.10.2002 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi hükmü gereğince, hakkındaki ihraç kararı kesinleşmeyen ortakların ihraç kararı kesinleşinceye kadar hak ve yükümlülüklerinin devam edecek olmasına, bu nedenle davacının davalı kooperatif genel kurullarında alınan kararlar ile belirlenen temerrüt faizinden davacı ortağın da sorumlu olacak olmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400.00 TYL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.20 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan, aşağıda yazılı bakiye 0.28 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy