(6762 S. K. m. 1337)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.12.2003 tarih ve 2000/110 - 2003/1985 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketi tarafından Grup Sağlık Sigortası ile sigortalandığını, 18.01.2000 tarihinde özel donanımlı otomobilinden inerken düşen ve sol bacağı kırılan davacının 25.01.2000 tarihinde geçirdiği ameliyat giderini davalının ödediğini, 19.03.2000 tarihinde bu kez sandalyeden düşen ve aynı yerden bacağı kırılan davacının 21.03.2000 tarihinde geçirdiği ameliyat ve tıbbi malzeme bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 3.311.011.570.-TL. nın 14.06.2000 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının poliçe öncesi geçirmiş olduğu kurşun yaralanmasına bağlı parapleji nedeniyle müvekkili şirketçe Parapleji ve Komplikasyonları ile ilgili tüm masrafların muaf tutulduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, belden aşağısı tutmayan davacının yalnız başına hareket etmesi halinde kaza riskinin yüksek olması nedeniyle bu muafiyetin getirildiğini, ilk ödemenin sigorta ettiren şirket ile iyi ilişkiler nedeni ile jest olarak ödendiğini, davacının geçirdiği operasyonların sigorta kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin her ne kadar bu kazanın sigorta muafiyeti dışında kalmasına rağmen eks-gratia olarak ödeme yaptığının sabit olduğu, kaldı ki oluşan kazanın sadece paraplejiden kaynaklanan bir durum olmadığı, bu durumun kesinleşmediği gibi eks-gratia ödeme yapan şirketin aynı kazadan doğan ikinci ödemeden kaçınamayacağı gerekçesiyle, 3.311.011.570.-TL. nın 19.06.2000 temerrüt tarihinden itibaren avans oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, Grup Sağlık Sigorta Poliçesine dayalı, sigorta alacağının tahsili istemine ilişkindir. 01.05.1999 tarihli sigorta poliçesinden sonra düzenlenen 20.05.1999 tarihli zeyilname ile davacı sigortalı yönünden parafleji ve komplikasyonları ile ilgili giderler sigortadan muaf tutulmuştur. Davacının 18.01.2000 tarihinde araçtan düşerek, yaralanmasından dolayı yapılan sağlık harcamalarının, sigorta ettiren şirketin talebi üzerine, bahse konu ödemelerin sigortadan muaf olduğu, ancak iyi ilişkiler nedeniyle ödeme yapıldığı belirtilerek, davalı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı sigortalı, tedavi döneminde 19.03.2000 tarihinde bu kez sandalyeden düşerek, bacağı aynı yerden tekrar kırılmıştır. Birinci olayın sonrasında ve tedavi döneminde gerçekleşen ikinci olay nedeniyle yapılan sağlık harcamaları bu kez sigorta şirketi tarafından ödenmemiştir. Sigorta şirketince yapılan lütuf ödemesi, sigorta kapsamında olmayan bir durumu sigorta kapsamına aldığı anlamına gelmez. Bir sigorta poliçesi nedeniyle sigorta şirketi tarafından yapılan lütuf ödemesi, aynı sigorta döneminde rizikonun ikinci kez gerçekleşmesi halinde, ikinci kez sigorta teminatının ödenmesini gerektirmez. Dairemiz'in lütuf ödemesinin sigorta şirketi tarafından geri istenemeyeceği yönündeki kararının dava konusu olayda uygulanması mümkün olmayıp, mahkemece Dairemiz'in anılan kararına atıf yapılması doğru görülmemiştir.
Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 21.05.2003 tarihli raporda Basit düşme ile 2.kez kırık oluşması birinci ameliyat indikasyonunun doğru seçilmemesi sonucunda meydana geldiği, 2.ameliyat yönteminin asıl seçilmesi gereken yöntem olduğu ve eğer birinci ameliyatta uygulanmış olsa, kemiğin ikinci kez tekrar kırılmasının engellenebileceği ifade edilmiştir. Dava konusu poliçeye ekli Grup Sağlık Sigortası Özel Şartları'nın 6 ncı maddesinde, bu maddede sayılan tedavilerin teminat dışı olduğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 20 nci bendinde, sağlık kurumlarının veya doktorların uyguladıkları tedavi veya her türlü cerrahi müdahaledeki hatalar sonucu doğacak giderlerin de sigorta kapsamında olmadığı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi'nin 21.05.2003 tarihli raporu da dikkate alınarak, dava konusu tedavi giderinin sigorta kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy