(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 25/2) (6762 S. K. m. 1265)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.11.2003 tarih ve 2002/123 - 2003/539 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2005 günde davacı avukatı K. Torunç ile davalı sigorta şirketi avukatı N. Yağız gelip, diğer davalılar avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı sigorta şirketinin acentesi olan davalı O. Örnek'in ısrarcı davranışı üzerine Döviz Endeksli Yatırım poliçesine ait başvuru formlarını imzaladığını, başvurularının kabul edilmediği ve bu durum gözlenerek davalı gerçek kişilerin faklı ve yeni başvuru formlarına imzası taklit edilerek sahte poliçeler düzenlendiğini tesadüfen öğrendiğini, 5 adet sahte olarak düzenlenen Huzurlu Yaşam Poliçesi ile ilgili durum davalı sigorta şirketine bildirilmesine rağmen ne kendi onayını alma gereğini gördüklerini ne de primleri iade ettiklerini, sigorta ettiren tarafından yapılan icaba karşılık, sigortacı tarafından düzenlenerek verilen poliçede değişiklik olması halinde bunun yeni bir icap olup, sigorta ettirenin onayı gerektiğini, kendisinden böyle bir onay alınmadığını ileri sürerek, geçersiz poliçelere dayanarak kendisinden alınan 36.500 USD. nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacı ile yapılan sigorta sözleşmelerinin davacının tercih ettiği ürünlere ilişkin olup, düzenlenen poliçelerin de davacı ile yapılmış mutabakata tamamen uygun olduğunu, davacının sonraki talebi üzerine yürürlükte olan Huzurlu Yaşam poliçelerini onun sözleşme yapılırken tercih ettiğini ileri sürdüğü Döviz Esaslı Yatırım Poliçelerine dönüştürmeye de baştan beri hazır olduklarını, davacıdan yaklaşık 36.000 USD tahsil edilmiş olup, bu ödemelere ve kendisine bankalarca gönderilen kredi kartı ekstrelerine davacının itiraz etmediğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, halen davacı ile davalı sigorta şirketi arasında geçerli olan Huzurlu Yaşam Sigorta Poliçelerinde davacının imzası bulunmadığının tarafların kabulünde olduğu, TTK. nun 1265. maddesi gereğince sigorta akdinin düzenlenmesinde poliçe lehdarının imzasının bulunmamasının akdin sıhhati için zorunlu olmadığı, davacının poliçeler için 1,5 yıla yakın süre ile kredi kartı ile defalarca ödemede bulunduğu, 1,5 yıllık süre içinde prim yatırarak düzenlenen Huzurlu Yaşam Sigorta Poliçelerine icazet veren davacının aradan geçen uzun süreden sonra başa dönerek sözleşme ile kendisini bağlı saymadığından bahisle ödediği primleri geri istemesinin MK.nun 2 nci maddesinde belirtilen iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, davalı sigorta şirketinin davacının onay verdiğini iddia ettiği dövize endeksli yatırım poliçelerine dönüştürme talebinin davacı tarafından kabul edilmemesi ve ödediği primlerin iadesini talep etmesinin akde vefa kuralı ile bağdaşmadığı ve BK.nun 25/2 nci maddesi ile de çeliştiği, diğer iki davalıya ise husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy