(818 S. K. m. 104) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.01.2004 tarih ve 2002/1190-2004/21 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin iş durma tazminatını da kapsar şekilde davalı nezdinde işyeri paket sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat kapsamında 26.01.2001 tarihinde çıkan yangın sonucu hasarlandığını, gerekli tespitler yapıldığını, davalının uzun süre tazminat ödemediğini,08.11.2002 tarihinde gönderdiği mutabakatname ile gecikme faizi ve iş durma tazminatı eklemeksizin 19.218.250.000 TL ödemeyi kabul ettiğini, yine de ödeme yapmadığını, sigorta tazminatının tahsili için yapılan icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına,% 40 oranında inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigorta sözleşmesinden kısa bir süre sonra yangını bizzat çıkardığını, tazminat talep hakkının olmadığını, dava harcını eksik yatırdığını, aşkın sigorta bulunduğunu, iş durma tazminatının da fahiş olduğunu, inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, muafiyet hükümlerinin nazara alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yangının davacı tarafından kasten çıkarıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının vaki itirazının iptaline, Gaziantep 5.İcra Müdürlüğü'nün 2002/12956 esas sayılı takip dosyasındaki takibin 21.140.075.000 TL asıl alacak ve takip tarihi itibariyle 24.992.266.444 TL işlemiş faiziyle birlikte devamına, asıl alacak ve işlemiş faiz toplamına dava tarihinden itibaren %40 oranında icra inkar tazminatı yürütülmesine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda sigortalı işyerinde çıkan yangın sonucu davalının ödemesi gereken sigorta tazminatının tutarı ile takip tarihine kadar işlemiş faizin miktarının tespiti bakımından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan raporda işlemiş faiz miktarı, davalının temerrüde düştüğü 07.03.2001 tarihinden takip tarihi olan 15.11.2002 tarihine kadar %70 faiz oranı esas alınarak hesap edilmiştir. Ancak, ticari işlerde uygulanan avans faiz oranı,4489 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi hükmüne göre değişken bir özellik kazanmıştır. Her ne kadar davalının temerrüde düştüğü tarih itibariyle Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faiz oranı %70 ise de bu oran,30.06.2002 tarihinden sonraki dönem için % 64 olarak belirlenmiştir. O halde, işlemiş faizin değişen oranlar dikkate alınarak hesap edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, icra takibinde BK.nun emredici nitelikteki 104 ncü maddesine aykırı şekilde asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamı üzerinden takip tarihinden itibaren gecikme faizi talep edilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı ayrımı yapılarak asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması suretiyle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerekirken, faize faiz uygulanması sonucu doğuracak şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
4- Ayrıca, nedenleri hiç tartışılmadan asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması da doğru bulunmamıştır.
5- Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına ve davalının kendisini vekille temsil ettirmiş olmasına rağmen, davalı yararına vekalet ücreti tayin edilmemesi de yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy