(1163 S. K. m. 15, 17) (1086 S. K. m. 438, 440) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.12.2002 gün ve 2001/783-2002/1273 sayılı kararı bozan Daire'nin 15.09.2003 gün ve 2002/1740-2003/7810 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften istifa ettiğini, istifa tarihine kadar yapılan ödemelerin iadesi için genel kurulun yönetim kuruluna yetki verdiğini, ancak buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kooperatifçe ödenen 4 milyar TL. dışındaki bakiye alacak için itirazın kısmen iptali ile inkar tazminatına karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme istemiştir.
1- Dava, kooperatif ortaklığından ayrılan ortağın ödemelerinin geri verilmesine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesine göre, kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortağa yapılacak ödemeler anasözleşmede gösterilir. Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 15. maddesine göre ise, çıkan ortağa yapılacak ödeme, çıkmaya ait yılın bilançosunun onaylandığı tarihten itibaren 1 ay içinde yapılması gerekmektedir. Genel kurul tarihinden 1 ay sonraki tarih, çıkan ortağa alacağın muaccel alacağı tarihtir.
Ancak somut olayda davalı kooperatif bu muacceliyet tarihini beklemeden davacı ve başka ayrılan ortaklara kısmi iadeler yapmıştır. Bu durumda iadesi gereken tüm alacağın muacceliyetini beklemeye gerek yoktur. Bu konuda davalı kooperatif aleyhine başka bir ortağın açtığı davada verilen red kararı Dairemizce 17.02.2003 tarih ve 2002/8825-2003/1177 sayılı ilamı ile kısmi ödeme durumunda artık muacceliyet şartlarının aranmayacağına işaret edilerek bozulmuştur. O halde mahkemenin kararı kısmen doğru olmasına rağmen Dairemizce bozulmuş olmakla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulü ile bozma kararının kaldırılması gerekmiştir.
2- Ancak, icra takip talepnamesinde 6.590.000.000 TL. asıl alacak ve 743.205.556 TL. takip tarihine kadar işlemiş faiz toplanarak 7.333.205.556 TL.nın takipten sonra da faiz işletilerek tahsili istenmiştir. Bu şekilde bir istem faiz alacağına yeniden faiz yürütülmesini de içerdiğinden B.K.nun 104/ son emir hükmüne aykırıdır. Mahkemece, bu husus gözetilmeden, davacının bakiye 2.540.000.000 TL. asıl alacağı ve takip talebindeki işlemiş faize yönelik itirazının iptaline karar verilmesi yasanın amir hükmünün gözetilmediğini göstermektedir. Anılan şekilde karar tesisi bozma nedeni ise de, HUMK.nun 438/7 nci maddesine göre yeniden yargılamayı gerektirmeden bu eksikliğin giderilmesi, düzeltilmek suretiyle onamayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 15.09.2003 tarih 1740-7810 sayılı bozma ilamının kaldırılarak 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasındaki 1.bendin sonuna gelmek üzere asıl alacak miktarı olan 2.540.000.000 TL.na takip tarihinden sonra faiz yürütülmek suretiyle itirazın kısmen iptaline ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın düzeltilerek ONANMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 20.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy