(1163 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.12.2003 tarih ve 2003/424-2003/991 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2005 gününde davalı avukatı Merih Ayaydın gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1984 yılından 553 nolu üye olarak kabul edildiğini, kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, 1996 yılına kadar tüm genel kurullara davet edildiğini ve katıldığını, aradan bir süre geçtikten sonra kooperatifin 2. kısım inşaatlar için ödemeleri durdurduğunu, kooperatif ortağı sıfatı ile alacağı dükkanı beklerken 07.11.2002 tarihli yönetim kurulu yazısı ile ortaklığın inkar edilerek müvekkilinin ödediği tutarın 250 katının iade edileceğinin bildirildiğini, iade edilecek miktarın müvekkilinin ödemelerinin gerçek karşılığı olmadığını ileri sürerek, öncelikle dükkanlardan müvekkilinin hissesine düşenin tescil ve teslimine, olmaz ise hali hazırda kalan arsa varsa arsa payının iadesine, bu da olmaz ise arsa payı bedeline mahsuben kooperatif hissesine düşen dükkanın rayiç değeri dikkate alınarak şimdilik 3.000.000.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının üye olmadığını üye sayısının 500 ile sınırlı olduğunu, üye olmak için öncelikle bakanlığın aradığı üyelik şartlarının mevcut olduğunu belgeleyen evrakların temin edilip yönetim kuruluna başvuru yapılması ve istemi kabul edilmesi buna göre de bakanlığın onayının alınması ve kredi çıkarılması gerektiğini, zira, üye sayısının bakanlıkça belirlendiğini ve buna göre kredi tahsis edildiğini, iş yeri adedi belirlenerek projelendirildiğini Bakanlığı gönderilen listede davacının adının bulunmadığını, üyelerin kuralarının 20.05.19984 tarihinde çekilip 500 adet işyerinin dağıtıldığını, ancak yapılan araştırmada 1984 yılından önceki yöneticilerin (2. kısım kooperatif) adı altında kooperatif kurup kredi çıkarmak istediklerini ve davacının da bu kişilerden olduğunu ve paranın da başka hesaba yatırıldığını 2. kısım kooperatifinde kurulamadığını, üye aidatları ile dükkan yapılmasının mümkün olmadığını, kooperatifin bakanlıkça verilen kredilerle iş yeri yaptığını, buna rağmen iyi niyetli davranan kooperatifin bu şekilde para yatıranların parasını 250 misli olarak iadeyi kabul ettiğini, olayda zaman aşımının söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna atıf yapılarak, davacının 1984 yılında ortak olduğu ve aidat ödediği kur'a tespit tutanağı ile 500 kişiye iş yerlerinin teslim edildiğini, davacıya her hangi bir işyeri ve arsa tahsis edilmediğini, durumun görüşüldüğü genel kurulda yer tahsis edilmemesi nedeniyle ödeme yapan ortaklara 250 misli iade kararı alındığı, rayiç değer esasına göre davacının 5.878.626.503 TL isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatif ise, davacının anasözleşme gereğince ortaklık sayısının sınırlı ve belirlenen koşullara davacının uymadığı savunmasında bulunmuştur.
Davalı kooperatifin anasözleşmesinin 10. maddesinde kooperatife ortak olabilme koşulları sayılmıştır. Bu sayılan koşulları taşıyanların ortaklığa kabulünün ise 11. madde gereğince yapılacağı belirlenmiştir. Anasözleşmenin 11. maddesi gereğince, kooperatif Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın kredi desteğinden yararlandığı takdirde, yönetim kurulu 10. maddedeki koşulları taşıyan isteklileri müracaat sırasına göre kabul etmek zorundadır. İstekli sayısı iş kolları için belirlenen işyeri sayısının üzerine çıktığı takdirde müracaat tarihi yeni olan istekliler, yönetim kuruluna her iş kolu için ayrı ayrı belirlenmiş yedek kişilere müracaat sırasına göre kaydedilirler. Bu ortaklık listesi ile yedek kişiler Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na gönderilir. Herhangi bir nedenle boşalan ortaklık için yeni ortak alınması sırasında yedek listeler dikkate alınır, yedek listeden, boşalan ortaklığın alınabilmesi için yönetim kurulunun kararı ve Bakanlığın onayı gereklidir.
Görüldüğü gibi davalı kooperatif anasözleşmesinde belirlenen iş kolu mensuplarını üye olarak almakta ve üyelerine gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı aracılığı ile kullandırılan krediler ile işyeri sahibi yapmaktadır. Kooperatifin dosyaya sunduğu delillerden iki grup üyelik öngörüldüğü birinci gruptaki (1) nolu üyelik kartı sahipleri 500 adet olup, davacının üyeliğe girişinde bu sayı tamamlanmış olduğundan kendisine 2 nolu üyelik kartı verilmiştir. Davacının üyeliğe alındığı tarihten önce de 500 adet işyerinin kur'ası çekilmiştir.
Davacı ile davalı kooperatif arasındaki ilişki sözleşme ilişkisi olup, sözleşmenin koşulları ana sözleşme ile belirlenmiştir. Ana sözleşmede kooperatifin ortakları ve ortaklığa aday yedeklik söz konusudur. Yedeklerin ortaklığa geçişi ise yine ana sözleşmenin 11/son maddesinde belirlenen koşullara bağlıdır. Davacı, kooperatif ile sözleşme ilişkisiyle bağlı olduğundan anasözleşmenin hükümleri davacı açısından bağlayıcıdır. O halde davacı, anasözleşmedeki koşulları kabul ederek ortaklık başvurusunda bulunduğu ve başvurunun kabul edildiğine göre, davacının asil ortaklığa geçişi koşullarının oluşup oluşmadığının kooperatif kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenmesi ve eğer asil ortak olması için gereken koşulların oluştuğu halde kendisine işyeri tahsis edilmemiş ise Dairemiz'in, konut veya işyeri tahsis edilmeyen ortaklara ödenecek tazminat tutarının belirlenmesine ilişkin emsal kararlar gözetilerek, aksi halde, yani davacının yedek olduğu sonucuna varılır ise asli ortaklık kazanılmış olmasına bağlı olarak davacının ödemeleri ile onun fer'isi olan faizi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir iken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy