(554 S. KHK. m. 6, 7) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.12.2003 tarih ve 2002/577-2003/707 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin banyo aksesuarları alanında faaliyet gösterdiğini, aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin yenilik özelliği bulunmayan çöp kovalarına ilişkin tasarımını 18.04.2000 tarihinden itibaren tescil ettirerek 5 yıl süreyle koruma altına aldırdığını ileri sürerek, davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının tescil ettirdiği endüstriyel tasarımlarının 1996-1997 yılından itibaren yurt dışında üretilen ürünlerde kullandığı ve yenilik özelliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli tekli çöp kovası tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Dava, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkındaki KHK.ye dayalı hükümsüzlük istemine ilişkindir. Anılan KHK.nin 6 ve 7. maddeleri uyarınca yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bir tasarımda bulunup bulunmadığının tespiti özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konudur. Somut olayda ise mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, dava konusu tasarımın 1996 yılından itibaren yurt dışında kullanıldığı ve yenilik özelliği bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durum karşısında mahkemece, HUMK. nun 275 ve devamı maddeleri uyarınca, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren somut uyuşmazlıkta, tasarım konusunda uzman bir bilirkişinin görüşünün alınmasına karar verilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy