(818 S. K. m. 45, 46)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.02.2004 tarih ve 2003/539-2004/37 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olduğu aracın kusuru ile meydana gelen kazada müvekkilinin eşinin öldüğünü ve müvekkilinin, eşinin desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek, 500.000.000 TL destekten yoksunluk tazminatının temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra ıslah ile tazminat istemini 26.460.610.381 TL.na yükseltmiştir.
Davalı vekili, kendilerinin temerrüde düşürülmediğini, kusur oranına göre gerçek zararın belirlenmesini, limitle sorumlu tutulmaları gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortalı aracın sorumlu olduğundan, davalıya gönderilen ihtardan 8 gün sonra oluşan temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ölen eşin anne ve babasının tazminat için başvuruda bulunmadıklarının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız eylemden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Beden tamlığına karşı işlenen haksız eylemlerde zararın gerçek miktar ve kapsamı zamanla daha iyi anlaşılabileceğinden, mümkün olduğu kadar geç bir tarihin esas alınması gerekmektedir. Nitekim, BK.nun 46/2'nci maddesinden, cismani zararın hüküm tarihindeki duruma göre hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Yine aynı kanunun 45'inci maddesi uyarınca asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece, re' sen göz önünde tutulması zorunludur.
Şu halde, mahkemece, artan asgari ücret miktarları gözetilerek ek rapor alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy