(1086 S. K. m. 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.07.2003 tarih ve 1999/380 - 2003/834 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2005 günde davacı avukatı Yusuf Sirkecioğlu ile davalı avukatı Kudret Yıldırım gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı kooperatifin yapımını üstlendiği 3127/39 ve 3128/31 nolu dairelerin sahibi olduklarını, binaların bir çok yapı hatası taşıdıklarını ileri sürerek, yapıların yıkılarak eldeki plan, proje, yönetmelik ve standartlara uygun hale getirilmesine, (12.000.000.000.-) TL değer kaybından doğan zararlarının şimdilik (2.000.000.000.-) TL.sının faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yine (12.000.000.000.-) TL binanın yıkılıp yeniden yapılması için gerekli bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı S.S.Güzelkent Hukukçular ve İdareciler Konut Yapı Kooperatifi vekili, 16.03.1997 tarihli olağan genel kurula sunulup, kabul edilen 14 nolu önergeye göre, bilirkişi raporuyla tespit edilen noksanlıkların onarılmasına karar verilip, proİeler doğrultusunda onarım ve depreme karşı ek takviyelerin kooperatifçe yaptırıldığını, davacıların da tamiratlar yapıldıktan sonra genel kurul kararına uygun olarak villalarını hiçbir kayıt ve itirazda bulunmaksızın teslim aldıklarını, davacılara ait binaların statik ve betonarme açısından yeterli olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar, alınan bilirkişi raporlarına nazaran, davalı kooperatif tarafından inşaatların devir alınmış olması karşısında, somut olayda davacıların davalı şirketlere yönelemeyeceği, binalarda yapılan imalat hatalarının yapılacak değişiklik ve takviye işlemleri ile giderilebileceği, her bir konutta yapılan imalat hatalarının (998.400.000.-) TL olduğu gerekçeleriyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı kooperatif hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için (998.400.000.-) TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilleri ile davalı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı Kooperatif vekiline 20.09.2003 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK. nun 432 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 13.10.2003 günü aynı vekil tarafından temyiz edilmiştir. Aynı Yasa'nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı Kooperatif vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, ayıplı imalat nedeniyle davacılara tahsis edilen villaların yıkılarak yeniden yapılması, binada oluşan değer kaybının tazmini, yıkım ve yeniden yapım masraflarının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, Prof. Dr. Gündüz Özışık, Y.Mimar İsmail Hakkı Demir, İnş. Müh. Erdem Damcı tarafından verilen asıl ve ek rapora istinaden hüküm tesis edilmiş ise de, anılan heyetin verdiği asıl raporda, ....uygulama hataları sonucu oluşan takviye işlemleri ve değişikliklerden kooperatif yönetiminin davacı tarafa karşı sorumlu olduğu kanaatini taşımaktadır. Bu durumda, kooperatif yönetimi büyük çoğunluğu inşaat esnasındaki uygulamalardan kaynaklanan hatalardan doğan sorumluluğu bedelini davacı tarafa nefaset olarak ödemelidir kanaatindeyiz.. denildikten sonra, ek raporda ...Takviyeye medar hususların nasıl tespit edileceği, hangilerinin yapılıp, hangilerinin eksik veya yetersiz kaldığı ancak yeterli uzman ekibe sahip bir analiz çalışması ve projelendirme ile belirlenebilecektir. Bu projelendirme ve uygulama giderlerinin davalı kooperatife ait olması gerektiği görüşündeyiz.. denilmek suretiyle % 5 nefaset farkı takdirinin gerektiği belirtilmiştir. Oysa, anılan nefaset farkının binada yapılacak takviye nedeniyle meydana gelecek değer kaybı karşılığı mı, yoksa binanın takviye masraflarına mı karşılık geldiği hususunda raporda bir açıklık bulunmamaktadır. Kaldı ki, binadaki ayıpların açıklıkla belirlenip, bu ayıpların giderilmesi için gereken harcamalar tutarı belirlenmeden uygulanacak nefaset miktarının belirlenmesi de mümkün olmadığından, anılan raporlar hüküm tesisine elverişli değildir. Bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi kurulu aracılığı ile davacılara tahsis edilen konutlardaki ayıpların tespiti, takviyenin şekli ve bu ayıpların giderilmesi için gerekli masrafların tespiti suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı olmuş ve açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan Kooperatif vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 15.80 YTL harcın temyiz eden davalı kooperatife iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 19.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy