(2004 S. K. m. 67, 169/A) (1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.12.2003 tarih ve 2003/189-2003/473 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyeliğinden ihracına karar verildiğini, ödediği aidatların tahsili için yapılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, erteleme kararı olduğunu, faiz talep edilmesini yasal bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının genel gider payı düşüldükten sonra aidat ve işlemiş faiz alacağı bulunduğu, davacının ayrıldığı tarih itibariyle davalı kooperatifin ödeme gücünün olduğu, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle, davalının takibin 22.832.215.200 TL lik kısmına yönelik haksız itirazının iptaline, asıl alacak olan 11.349.900.000 TL sına takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına, bu miktarın % 40 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-) Dava, ihraç nedeniyle ödenen aidatların 1163 sayılı Yasa'nın 17 nci maddesi uyarınca tahsili amacıyla yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüp kabul edildiği 24.06.2001 tarihli genel kurulda ayrılan ortaklara ödemelerinin en erken bir yıl, en geç üç yıl içinde yapılması karara bağlanmıştır. Erteleme kararının yerinde olup olmadığı, ödemelerin davalı kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye sokup sokmayacağı noktasında mahkemece yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ortağa yapılacak ödemenin kooperatifin mevcudunu tehlikeye sokmayacağı belirtilmiş ise de bu değerlendirme eksik incelemeye dayanmaktadır. Zira, davacının ortaklığına son verilen yıl itibariyle kooperatiften ayrılan 90 ortak dikkate alınarak rapor düzenlenmiştir. Oysa, erteleme kararının alındığı tarihe kadar ayrılan ortak sayısı 122 adede ulaşmıştır. O halde mahkemece, kooperatiften ayrılan ortakların tamamı dikkate alınarak erteleme kararının yerinde olup olmadığının açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
2-) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy