(4077 S. K. m. 3, 10, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.01.2004 tarih ve 2003/125-2004/30 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkilinden taksitli halk kredisi kullanmasına rağmen geri ödemesini yapmadığını ileri sürerek, 411.949.680 TL. nin 22.08.2000 tarihinden itibaren % 135 faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kredi taksitlerinin tamamını ödediğini, davacının talebinin 4077 sayılı Yasa'nın 10 ncu maddesi hükmüne aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacıdan almış olduğu kredinin ilk iki taksitini ödediği, kalanlarını süresinde ifa etmediği, kredi alacağının tamamının muaccel hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 411.949.680 TL. nin 06.09.2000 tarihinden itibaren % 135 faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, taksitli halk kredi sözleşmesine dayanan alacak istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalan kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Aynı Yasa'nın 3/c, 10 ve 23/1 nci madde hükümleri karşısında bu davaya bakmak tüketici mahkemelerinin görevine girmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 22.6.1995 tarih ve 437 sayılı kararına göre, tüketici mahkemesi kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara o yerde varsa ticaret mahkemesinin bakması gerekmektedir. Kocaeli'nde müstakil bir tüketici mahkemesi bulunmamaktadır. O halde mahkemece, bu davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde davanın ele alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde davanın sonuçlandırılması bozmayı gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy