(3194 S. K. m. 8, 9) (1163 S. K. m. 8, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.9.2003 tarih ve 2001/275-2003/553 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin genel kurul kararı üzerine kooperatif yönetimince satışa çıkarılan dükkanlardan birini satın aldığını, ancak satış sırasında henüz ferdi mülkiyete geçilmediğini ve tapu kooperatifin olmadığı için bu satışın kooperatife üye kaydı yoluyla yapıldığını, davalının dükkanlara ruhsat alamadığı bahanesiyle müvekkilini yok sayarak ferdi mülkiyete geçiş işlemlerine başladığını ileri sürerek müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespiti ile üyelikten dolayı kendisine isabet eden bağımsız bölümün kullanım alanının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatife aidat ödemediğini, üyeliğinin bulunmadığını, üye kaydı yoluyla satış işlemi yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife ait satışa çıkarılan dükkanı satın alarak üye olarak kaydının yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatife üye olunduğunun tespiti ile bu üyelik nedeniyle isabet edecek bağımsız bölümün kullanım alanının tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece verilen davacının üye olduğunun tespitine yönelik karar dosya içeriğine göre doğru ise de, davacıya bu üyelik nedeniyle isabet edecek kısma yönelik olarak verilen kullanım hakkına ilişkin karar dosya içeriğine uygun değildir. Davalı kooperatifçe zemin katta ticaret alanı yapılması hususundaki plan değişikliğinin İmar Dairesi Başkanlığınca onaylanmadığı anlaşılmış olup, yapılan keşif sırasında da davacının mülkiyet iddiasında bulunduğu dükkan veya herhangi bir ticari alanın keşif zamanında mevcut olmadığı ancak görülen yerin planda gerekli tadilatın onaylanması kaydıyla bağımsız bölüm olarak ayrılmasının mümkün bulunduğunun anlaşılmasına göre, kullanım hakkına ilişkin talebin imar mevzuatı uyarınca onaylanmayan bir yerle ilgili olması nedeniyle davacıya verilmesinin hukuken ve fiilen olanaksız olduğu dikkate alınarak mahkemece bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kullanım hakkı tespitine karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 7.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy