(1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Milas Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.07.2003 tarih ve 2001/483-2003/484 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirketin 10.000 m2 lik deniz yüzeyini davalı Maliye Bakanlığı'nı temsilen Milas Kaymakamlığı'ndan kira sözleşmesi ile kiraladığını, kira sözleşmesinin 13.12.1995'te başlayıp 28.04.2008'de sona erdiğini, davalı Milas Kaymakamlığı'nın yasal dayanağı bulunmaksızın kira sözleşmesi de feshedilmediği halde kiralanan yerden çıkarmak istediğini, kiracılığının ve kira sözleşmesine uygun faaliyette bulunduğunun tespitini istediklerini, kiracılıklarının ve sözleşmeye uygun faaliyette bulunduklarının tespit edilmediğini, havuzların çekilmesi halinde zarara uğrayacaklarını davalılar ile arasındaki niza ve muarazanın giderilmesini, müdahalenin önlenmesini, kiracılığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, idare mahkemesi tarafından Güvercinlik Koyu'nda faaliyet gösteren balık çiftliklerinin kaldırılmasına karar verildiğini ve davacı tarafa çiftliğini kaldırması için süre verildiğini ayrıca da yer gösterildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre davalı vekilinin dava konusu balık üretim çiftliğinden rızaen tahliye olduklarını ve kendilerine gösterilen yere gittiklerini, davanın konusu kalmadığını, muaraza olmadığını bildirdiği gerekçesiyle hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, kiralanan ticari işletmenin, davalı idare tarafından başka bir yere taşınmasının istenmesi nedeniyle oluşan muarazanın giderilmesi, kiracılığın tespiti ve müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davalının yargılama aşamasında dava konusu yerden taşındığı davalı vekilinin beyanı ile Mal Müdürlüğünün yazılarından anlaşılmaktadır. Mahkeme, davanın konusuz kaldığının tespiti ile hüküm tesisine yer olmadığına karar vermiştir. Bu durumda vekalet ücretinin dava açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekirken her iki taraf vekili lehine de vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
O halde, yukarıda açıklanan esaslar dahilinde, davalının dava konusu taşınmazı tahliye etmesi nedeniyle dava konusuz kalmış olmakla, yargılamaya vekalet ücreti yönüyle devam edilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, dediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy