(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 6.6.2003 tarih ve 2002/846-2003/607 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, usul ve yasaya aykırı şekilde üyelikten ihracına karar verildiğini iddia ederek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ihracına yönelik 10 günlük ve 1 aylık ödeme sürelerini içeren ihtarnameler çekilmediği, ihraca rağmen davacının ortak gibi muamele gördüğü, ihraç kararının yasa ve sözleşme hükümlerine uygun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı kooperatif yönetim kurulunun davacının ihracına ilişkin 20.06.2002 gün ve 60 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin üyesi olan davacı, daha önceden yönetim kurulunun 21.08.2001 tarih ve 2001/18 sayılı kararı ile üyelikten ihraç edilmiştir. Bu karar, davacıya 05.09.2001 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili ise, 23.07.2002 tarihli dava dilekçesiyle davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin usulsüz olarak ihracına karar verildiğini iddia ederek bu yönde alınmış 20.06.2002 gün ve 2002/60 sayılı kararın iptalinin istemiştir.
Anılan karar da, 03.06.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak, iptali istenen karar, yeni bir ihraç kararı olmayıp, 2002/60 numaralı yönetim kurulu kararının birinci bendinde açıklandığı üzere, davacının ihracına ilişkin 21.08. 2001 tarih 2001/18 sayılı kararının kesinleştiğinin bildirilmesine yöneliktir. Dolayısıyla, bu kararın ihraç kararı niteliğinde olduğunun kabulü mümkün değildir. O halde, mahkemece, iptali istenen kararın ihraç kararı niteliğinde olmadığı dikkate alınarak bu yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy