(1163 S. K. m. 27) (3065 S. K. m. 24)
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.02.2004 tarih ve 2003/955-2004/208 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kooperatif ortağı bulunan davalının 17.07.1999 tarihli genel kurulda kararlaştırılan meblağı ödemediğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı kooperatifçe talep edilen meblağın yeni bir fon tesisi niteliğinde olup kooperatif ortaklığından genel kuruldan bir ay sonra istifa eden müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiş, % 40 kötü niyet teminatının davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kooperatifin 17.07.1999 tarihli genel kurulunda kararlaştırılan parasal yükümlülüğün, bilanço açığını kapatmak için ek bir ödeme olmayıp Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenen sair ödemeler niteliğinde olduğu, davalının bu genel kurul tarihinden sonra ortaklıktan istifa ettiğinden sair ödemelerden sorumlu olduğu, aynı genel kurulda alınan vade farkı kararının da uygulanabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı kooperatif genel kurulunca kararlaştırılan katkı payının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Davaya konu icra takibinde asıl ve işlemiş vade farkı isteğinin yanında işlemiş vade farkı alacağına % 18 oranında K.D.V. de istenmiştir.
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24/c maddesinde vade farkı adı altında elde edilen gelirlerinde matraha dahil olduğu belirtilmiş ise de, somut olayın özelliği gereği, vade farkının uygulandığı alacak mal veya hizmet alımına ilişkin olmayıp, davacı kooperatifin 17.09.1999 tarihli genel kurulunda kararlaştırılan ve kooperatifin işletilmesi amacıyla ortakların katılımını amaçlayan katkı payı alınması niteliğindedir. Anılan katkı payına geç ödenmesi nedeniyle yine kooperatif genel kurulunca kararlaştırılan vade farkının uygulanması ile bulunan miktar, vergiyi doğuran mal veya hizmet alımı niteliğinde olmadığından K.D.V. uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, gerek işlemiş ve gerekse işleyecek vade farkı alacağına K.D.V. uygulanmasını sağlayacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy