(6762 S. K. m. 1301) (4721 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.09.2003 tarih ve 2002/834-2003/531 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan işyerinde davalının haksız eylemi sonucu oluşan 996.000.000.-TL hasarın müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile birlikte, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ödemede bulunacağını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre davalının haksız eylemi nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat davasıdır.
Davalının temyiz dilekçesi ekinde sunduğu Adli Tıp Kurumu raporunda, akıl hastası olduğu ve ceza ehliyetinin bulunmadığı, hatta iyileşene kadar akıl hastanesine yatırılması gerektiği bildirilmiştir. Buna göre davalının hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte olan TMK.nun 15 nci maddesi hükmü uyarınca, ayrım gücü bulunmayanların yaptıkları hukuki işlemler geçerli değildir. Hukuki işlem ehliyeti, yapılan işlemin geçerlilik koşulu olup, davada da taraflara ilişkin dava koşullarındandır. Yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
O halde mahkemece, davalının hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığına ilişkin, sunulan Adli Tıp Kurumu raporu araştırılarak, davalının hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sonucuna göre, gerektiğinde davalıya vasi atanması sağlanarak, yargılamaya devam edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy