(6762 S. K. m. 1264, 1311, 1315, 1375) (818 S. K. m. 162)
Taraflar arasında görülen davada Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2003 tarih ve 2002/207 - 2003/419 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın, davalıların maliki ve sürücüsü bulunduğu araçla gerçekleştirilen Antalya- Malatya taşıması sırasında uğradığı (2.114.365.570)-lira hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sigortalı emtianın önce dava dışı Mehmet A.'e ait araca yüklendiğini, bu aracın arızalanması nedeniyle müvekkillerinin hatır için emtiayı taşımayı kabul ettiklerini, hasarın müvekkillerinin kusurundan değil aracın arızalanmasından kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, TTK'nun 1311. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken 1375. maddesi uyarınca emtianın, belirlenen araçla nakliyesi yapılmadığı taktirde sigortacının hasardan sorumlu olmayacağı, ancak sigortalının talimatı ve muvafakati olmadan başka bir araçla taşıma yapılması halinde sigorta teminatının devam edeceği somut olayda ise davacı şirket sigorta ettirenin talimatı ve muvafakati ile malı taşıyan aracın değiştirildiği, bu durumda sigorta teminatının emteanın yeni araca yüklenmesi ile sona erdiği, sigorta teminatında olmayan bir hasar için ödeme yapan davacı sigortacının, davalılardan talepte bulunma hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın uğradığı hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Karada ve iç sularda taşıma rizikolarına karşı sigorta başlıklı beşinci kitap ikinci fasıl üçüncü kısımda yer alan TTK'nun 1315 nci maddesi uyarınca, taşıma müteallik hadis olacak zaruretler dolayısıyla taşıma muvakkat olarak durdurulur yahut taşımanın yapılmakta olduğu yol, vasıta veya taşıma tarzı değiştirilirse, sigorta mukavelesi feshedilmiş olamaz. Yine aynı yasanın 1264/3 ncü maddesi uyarınca, bu madde hükmüne aykırı olan mukavele şartları hükümsüzdür. Somut olayda da, taşıma poliçede belirtilen araçla yapılırken, bu aracın arızalanması nedeniyle durmuş, taşınan domatesin belli bir saatte Malatya Sebze Haline girmesi gerektiğinden ve 05.06.2001 tarihinde gerçekleşen olaydan ve mevsim şartlarından dolayı domateslerin bozulmaması için yeni bir araç talep edilmiş, taşıma bu yeni araçla sonuçlandırılmıştır. O halde davacı sigortacının yukarıda açıklanan hükümler uyarınca, sigorta ettirenin zararını karşılaması zorunludur. Kaldı ki 15.08.2001 tarihli ibraname ile sigorta ettiren, zararının karşılanmasından dolayı tüm haklarını davacı sigortacıya devretmiştir. Dolayısıyla, alacağının temliki hükümlerine göre dahi davacının, zarar sorumluları olan davalılardan talepte bulunmaya hakkı vardır. Bu durum karşısında mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy