(6762 S. K. m. 1269, 1289)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2004 tarih ve 2003/136-2004/48 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Başak Sigorta A.Ş vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ekskavatörün davalı Sanko Sigorta A.Ş. ne sigortalandığını, sigorta süresinin bitiminden sonra yeni poliçenin gönderilmesine rağmen daha az primle sigorta yaptırılmak amacıyla poliçenin iptalinin istendiğini ve davalı Başak Sigorta A.Ş. ne sigorta yaptırıldığını, makinede oluşan hasarın her iki sigorta şirketi tarafından da ödenmediğini ileri sürerek, 20.132.613.000.TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Başak Sigorta A.Ş. vekili, T.T.K.nun 1286.maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından düzenlenen sigorta sözleşmesinin batıl olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, Sanko Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ikinci döneme ilişkin poliçenin primlerinin hiç tahsil edilmediği, başka deyişle sigorta ilişkisinin kurulmadığı, iptal zeyilinin sigorta başlangıcından itibaren geçerli olduğu, mükerrer sigorta bulunmadığı, davacının bizzat kiraladığı makineleri sigorta ettirmesi ve primini kendisinin ödemesi nedeniyle husumete ehil olduğu gerekçesiyle, Sanko Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine, 18.119.351.700.TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalı Başak Sigorta A.Ş. den tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı Başak Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesinden doğan alacak isteğine ilişkindir.
Davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de resen dikkate alınması zorunludur.
Davaya konu sigortalı iş makinesi davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır.
İlke olarak T.T.K.nun 1269. maddesine göre sigorta aktini yaptıran kimsenin o malı sigorta ettirmekte para ile ölçülebilir bir menfaati olması gerekir. Bu anlamda sigortalı mal üzerinde menfaati bulunan davacı şirketin sigorta tazminatını istemeye hakkı bulunmakta ise de, anılan poliçede sigortalı olarak finansal kiralama şirketi, sigorta ettiren olarak da davacı şirket gösterilmiştir. Bunun yanında, davacı ile dava dışı finansal kiralama şirketi arasında düzenlenen 10.07.2000 tarihli sözleşmenin 15. maddesinde de sigorta ile ilgili hükümler düzenlenmiş olup, buna göre, sigorta primlerini ödemekle sigorta ettiren davacı yükümlü olup, rizikonun gerçekleşmesi halinde bu konuda dava açmaya ve sigorta tazminatını tahsil etmeye dava dışı finansal kiralama şirketi yetkilidir.
Bu durumda davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacı vekiline, dava dışı finansal kiralama şirketinin davacı şirkete bu davaya yönelik olarak temlik işleminde bulunup, bulunmayacağı açıklığa kavuşturulmak üzere süre verilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy