(1086 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.12.2003 tarih ve 2003/238-2003/886 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, baba bir anne ayrı kardeşi Serdar Doruk'a 29.07.1998 tarihli mahkeme ilamıyla vasi tayin edildiğini, kardeşinin önceki vasisi aracılığıyla açılan ve kendisinin vasilikten azlini hedefleyen davada ise 23.03.2000 tarihinde "kısıtlının şahsi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için davalı banka şubesi nezdinde bulunan hesabından aylık (75.000.000) TL. nın ödenmesine, artan paranın hesapta bloke edilmesine" ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu karara rağmen davalı banka şubesi personeli tarafından 04.01.2001 tarihinden 16.02.2001 tarihine kadar fazla ödemede bulunulduğunu ileri sürerek, şimdilik (3.700.000.000) TL.nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bizzat kısıtlıya yapılan ödemelerle, kısıtlının günlük ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte otomobil ve beyaz eşya satın aldığını, ödenen paranın kısıtlıya mal olarak geri döndüğünden herhangi bir zarardan bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 23.03.2000 tarihli ihtiyati tedbir kararı davalı banka şubesine ibraz edildiği halde görevliler tarafından fazla ödemede bulunulduğu, davacının davasını ıslah ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam (4.503.000.000) TL. nın temerrüt faizleriyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminata istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden kısıtlı Serdar Doruk'un davalı banka şubesi nezdinde bulunan hesabından, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için aylık (75.000.000) TL. nın bizzat kendisine ödenmesine, artan paranın hesapta bloke edilmesine ilişkin Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir kararı verildiği, bu karar yürürlükte ve dava banka şubesine tebliğ edilmiş iken kısıtlıya fazla ödemede bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davalının bu uygulaması ilk bakışta davalı bankanın sorumluluğunu akla getirirse de, davalının sorumlu tutulabilmesi için salt ihtiyati tedbir kararına uyulmaması yeterli olmayıp kısıtlı nezdinde bir zarar oluştuğunun da kanıtlanması gerekir. Zira davalı vekilince sunulan cevap dilekçesi ile fazla ödenen tüm paranın kısıtlıya beyaz eşya ve otomobil olarak geri döndüğü ve herhangi bir zarardan söz edilemeyeceği savunulmuştur. Bu durum karşısında mahkemece fazla ödenen paradan kısıtlı nemalanmışsa, davalının bu miktar kadar sorumluluktan kurtulacağı düşünülmek ve davalı vekilinin bu konudaki savunmaları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy