(2709 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.06.2003 tarih ve 2002/553-2003/217 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin çocuğunun davalıların sorumluları oldukları aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin derin acılar yaşayıp, masraf yaptıklarını ileri sürerek, her bir davacı için 1.500.000.000 TL. maddi ve 1.000.000.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, poliçe limitinden sorumlu olduklarını, temerrüde düşürülmediklerini, manevi tazminatın teminat dışı bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar, duruşmada davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar Dairemizce, davalı sigorta yararına, temerrüt tarihi ve yargılama girerleri bakımından bozulmuş, mahkemece, bozmadan sonra davanın taraflarca takip edilmediği gerekçesiyle HUMK.'nun 409 ncu maddesi gereği açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, önceki kararın Yargıtay'ca bozulmasından sonra, bozma ilamı taraflara tebliğ edilmiş, ancak gider yokluğundan bozmadan sonra belirlenen duruşma günü tebliğ edilemediğinden, taraflar duruşmaya gelmemiş ve mahkemece dosya işlemden kaldırılmış ve sonuçta davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarının temyiz edilmesi durumunda, Yargıtay kararı ve bozma durumunda, yeni duruşma, gününün taraflara tebliği için gereken posta giderlerinin başlangıçta hesaplanıp, temyiz eden taraftan alınması gerekmektedir.
Öte yandan, 1982 Anayasası'nın 36. ve HUMK. nun 73. maddelerinde, mahkemece taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda mahkemece, gerekirse, daha sonra haksız çıkandan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanarak, taraflara duruşma günü tebliğ edilip, duruşmada hazır bulunarak, bozma ilamından sonra, bozmaya karşı diyeceklerini sorulmak, başkaca iddia ve savunma olanağı sağlanmak ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 22.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy