(2918 S. K. m. 98, 99, 100) (Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kale-Malatya Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.01.2004 tarih ve 2002/86-2004/3 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ak Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin maliki ve sürücüsü olduğu araca, davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu 8.475.539.329 lira hasar oluştuğunu ileri sürerek, bu meblağın olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili ile davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, araç hasarı ile ilgili maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davalı sigortanın, hasar veren aracın sadece sigortacısı olduğu iddiasıyla yetinilmiş, bu dilekçede ve delil listesinde, her hangi bir poliçeden söz edilmemiştir. Ancak, davalı vekili, yanıt dilekçesinde, hasar veren araç için hem ZMMS. hem de İMSS. teminatı verdiklerini, davadan sonra, davacıya ZMSS. kapsamında 2.000.000.000 lira ödeme yaptıklarını, İMSS. kapsamında da ödeme yapmak istediklerini savunmuş, davacılar vekili,daha sonra alınan beyanında, İMSS. kapsamında da davalının bir miktar ödeme yaptığını bildirmiş, bakiye zarar miktarının tahsilini istemiştir. Mahkemece, bakiye miktara hükmedilmiş ise de, dosyada mevcut poliçede yazılı İMSS. limiti aşılmıştır.
Oysa, Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 nci maddesine göre, bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlüdür. Dosyada ZMMS. poliçesi bulunmamaktadır. Bu poliçe celbedilmeli, davalının poliçede yazılı limiti ödeyip ödemediğine, dolayısıyla bu poliçeden bakiye sorumluluğunun kalıp kalmadığına bakılmalıdır. Poliçede yazılı limiti ödese bile, ödediği meblağın olay tarihindeki ZMMS. limitine karşılık gelmeyebileceği düşünülmeli, diğer anlatımla İMMS. yönünden sorumluluğun başlangıcının olay tarihindeki limit olduğu gözetilmelidir.
O halde, mahkemece, olay tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası limiti belirlenmek suretiyle, zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı üzerinde kalan miktar var ise, davalı sigorta şirketini İMMS. teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere bu miktardan sorumlu tutmak gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Mahkemece, davalı İMSS. teminatı kapsamında hükmedilen bakiye meblağın olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle sorumlu tutulmuştur. Oysa, İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 100 ncü maddesinde aynı kanunun 98 ve 99 ncu maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.
Bu itibarla, davalının somut olayda, davadan önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmemiş olup, mahkemece, bu davalı yönüyle, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan diğer davalılar bakımından uygulama yeri olan olay tarihinden temerrüt faizinin başlatılması doğru olmamış, hükmün davalı yararına kabul şekli bakımından da bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy