(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.10.2003 tarih ve 2001/1605-2003/1157 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin dava dışı şirketin davalı bankaya olan kredi borcuna 25.000.000.000.TL. limitli olarak kefil olduklarını, kefaletin yanı sıra ipotekte verdiklerini, bankanın 13.10.2000 tarihinde hesabı keserek 35.158.404.451.TL. istediğini, ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlandığını, ihtiyati haciz ile takipler yapıldığını, bunun neticesinde müvekkilinin 66.900.000.000.TL. ödemek zorunda kaldığını, müvekkillerinin kefil olup, limit ile ve bunun akdi faizinden sorumlulukları bulunduğunu ileri sürerek, fazla tahsil edilen 32.733.000.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların kredi sözleşmesini müşterek borçlu, müteselsil kefil ve garanti veren sıfatı ile imzaladıklarını, bunun haricinde 50.000.000.000.TL. ipotek tesis ettiklerini, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtar gönderildiğini, ihtiyati haciz kararı ile takiplere başlandığını, ipotekli ve hacizli taşınmazın satımı neticesinde ipotek ve hacizlerin fekkedildiğini, yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacıların kredi sözleşmesi uyarınca hem kefalet ve hem de ipotekten dolayı sorumlu oldukları, yapılan takipler ile sağlanan tahsilatlar sonucunda davalı bankanın halen alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy