(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.04.2004 tarih ve 2002/255-2004/199 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken 1998 yılında üyelikten istifa ettiğini, davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından istifasının kabul edildiğini ancak müvekkiline 1999 yılında ödeme yapılmadığını, bu nedenle icra takibine geçildiğini, davalı kooperatifin takibe karşı borcun bir kısmına, faize ve alacağın muaccel olmadığına dair haksız olarak itirazda bulunması sonucu, takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ortağın istifa ettiği yıla ilişkin bilançonun görüşüldüğü 16.05.1999 tarihli Genel Kurul Toplantısı da dahil olmak üzere müvekkili kooperatifin müteakip genel kurullarında bir takım erteleme kararları alındığını, bu süreler geçmeden davacı alacaklının alacağının muaccel olduğundan bahsedilemeyeceği gibi, var olduğu iddia edilen alacağa faiz de işletilemeyeceğini savunarak davanın reddine ve müvekkiline kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, 16.05.1999 tarihli genel kurulda alınan erteleme kararının yasaya uygun olmadığı ve kooperatif yönetim kurulu başkanı tarafından davacıya gönderilen yazıda yatırdığı aidatların 1999 yılında ödeneceğinin bildirilmiş olmasına göre, davacıya yatırmış olduğu giderlerden sonra kalan aidat bedelinin 16.06.1999 tarihine kadar ödenmesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve takibin 1163 sayılı Yasa'nın 17/2 maddesinde öngörülen azami 3 yıllık sürenin dolmasından sonra yapılmış bulunmasına göre dayalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, kooperatifin 12.03.2000 tarihli genel kurul toplantısında ödemelerin 2 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiş bulunmaktadır. Söz konusu genel kurul. kararının ayrılan ortak olan davacı yönünden bağlayıcı olabilmesi için 1163 sayılı Yasa'nın 17/2 maddesinde öngörülen iadenin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte bulunduğunun kanıtlanması gerekir. Bu itibarla, mahkemece anılan tarihlerde davacı ve varsa başka ortaklara ödeme yapılması halinde kooperatifin varlığının tehlikeye düşüp düşmediğinin bilirkişi vasıtasıyla tespit ettirilerek, davalı kooperatifin temerrüdünün buna göre belirlenmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmadan ve tek imzalı olması sebebiyle esasen bağlayıcı mahiyette bulunmayan kooperatif başkanı imzalı yazıya da itibar edilmek suretiyle temerrüdün 16.06.1999 tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmadığından, kararın dayalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün dayalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy