(1479 S. K. Ek. m. 6) (818 S. K. m. 101,158) (3095 S. K. m. 2) (6762 S. K. m. 3) (YİBK. 22.03.2002 T. 2000/2 E. 2002/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bergama Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.11.2003 tarih ve 2001/161 - 2003/718 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın 1479 sayılı Yasa'nın ek 6 ncı maddesi ve taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca müvekkili adına tahsil ettiği primleri zamanında hesaplara intikal ettirmemesi nedeniyle faiz kaybına neden olduğunu, alacaklarının doğduğunu ileri sürerek, 163.803.496.-TL.nin 21.11.2000 tarihinden, 281.735.124.-TL.nin 27.04.2000 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ve devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata uyguladığı mevduat faiziyle birlikte, ayrıca davalı tarafından 15.12.2000 tarihinde hesaba yatırılan 178.006.876.-TL.sına 27.04.2000 - 15.12.2000 tarihleri arasında işletilecek reeskont faizi ile devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata uyguladığı mevduat faizinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasındaki protokol hükmü uyarınca hesaptaki paralara vadesiz mevduat faizi uygulandığını, primlerin geç aktarılması nedeniyle 178.006.876.-TL ödeme yapıldığını, faize faiz istendiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen protokole göre davalı bankanın şubeleri vasıtasıyla davacı adına yapılacak ödemeleri zamanında hesaba aktarması gerektiği, 15 günü aşan gecikmelerde ayrıca mevduat faizinden de sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı alacağı 462.698.234.-TL.nin dava tarihine kadar işlemiş faizi 324.845.871.-TL ile birlikte dava tarihinden ödeme tarihine kadar reeskont ve vadeli mevduat faiziyle ve ayrıca 113.144.096.-TL.nin faizsiz olarak tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı vekilinin talep sonucuna etkili olmayacak şekilde dava dilekçesindeki rakam yanlışlığının düzeltilmesine ilişkin olarak iki kez dilekçe vermesinin maddi nitelikteki hatanın giderilmesine yönelik olmasına, anılan işlemin davanın ıslah niteliğinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı Genel Müdürlüğün davalı banka nezdindeki hesaplarına süresinde yatırılmayan primler nedeniyle 1479 sayılı Yasa'nın Ek 6 ncı maddesi ve taraflar arasında yapılan protokol hükümlerine göre tahakkuk etmiş vadeli mevduat faizi ve reeskont faizinden oluşan alacağın davalı bankadan tahsili ile bu alacağa dava tarihinden tahsil tarihine kadar vadeli mevduat faizi ve reeskont faizi tatbiki istemlerine ilişkindir.
1479 sayılı Yasa'ya 06.03.1981 tarih ve 2423 sayılı Yasa ile eklenen Ek 6 ncı madde ile, bankaların davacı kurum adına tahsil ettikleri sigorta primlerinin kurum hesaplarına intikalinde uygulanacak hükümler düzenlenmiş olup, buna göre, sigorta primlerinin ve her türlü borcun 15 gün içinde hesaba geçirilmemesi halinde kurum ile antlaşmalarda ve diğer kanunlarda kayıtlı haklar saklı kalmak şartıyla ayrıca devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faizin de kuruma ödenmesi hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı adına süresinde yatırılmayan primler dolayısıyla 1479 sayılı Yasa'nın Ek 6 ncı maddesine göre vadeli mevduat faizi ve reeskont faizi alacağı tespit edilip, bu miktarların toplamının davacı alacağı olduğu, bunların ana paraya dönüştüğü kabul edilip, anılan miktarlara dava tarihine kadar Ek 6 ncı maddeye göre vadeli mevduat faizi, 3095 sayılı Yasa'ya göre reeskont faizi ve davalı ödemesi mahsup edilerek bulunan miktara hükmedilmiş, ayrıca asıl alacak ile dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının dava tarihinden tahsil tarihine kadar vadeli mevduat ve reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istek kalemlerinden biri, süresi içerisinde intikal ettirilmeyen meblağlardan dolayı reeskont faizi alacağına ilişkindir.
1479 sayılı Yasa'nın Ek 6 ncı maddesi ile davalı banka, davacı kuruma olan borçlarını davacı hesabına 15 gün içerisinde geçirmediği takdirde davacının diğer kanunlarda kayıtlı hakları saklı tutulmuş olması nedeniyle davacı kurumun ana hesaplarına 15 gün içerisinde intikal ettirilmeyen meblağlara, gecikilen süre ile orantılı olarak 22.03.2002 gün 2002/2-1 sayılı İBK gereğince alacak ticari işten kaynaklanmakla TTK.nun 3 ve 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesine göre Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uygulanan avans faiz oranının uygulanması mümkündür. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, davalı bankaya davacı adına yatırılmış miktarları 15 güne kadar elinde tutma imkanı verilmiş olup, bu sürenin aşılması halinde davalı bankanın 3095 sayılı Yasa'ya göre temerrüt faizi ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu şekilde yapılacak hesaplama sonucu bulunacak reeskont faiz miktarı temerrüt faizi niteliğinde olup, geçmiş günler faizine faizi yasaklayan BK.nun 104/son maddesi amir hükmü nedeniyle anılan miktara, gerek dava tarihine kadar gerekse dava tarihinden sonra tekrar 3095 sayılı yasaya göre temerrüt faizi uygulanması mümkün değildir.
Ancak, 1479 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinde düzenlenen vadeli mevduat faizi cezai şart niteliğindedir. Bu nedenle, hesaplama sonucu bulunacak reeskont faiz miktarına ödemedeki gecikme nedeniyle tüm gecikilen miktara dava tarihine kadar 1479 sayılı Yasa'nın Ek 6 ncı maddesi uyarınca vadeli mevduat faizinin uygulanması mümkündür. Ayrıca, hesaplanacak vadeli mevduat faizi tutarı, BK.nun 158 nci maddesi kapsamında asıl alacağın fer'i niteliğinde ayrı bir edim olmakla, dava tarihinden tahsil tarihine kadar temerrüt faizi de istenebilmesi mümkündür.
O halde mahkemece, gerektiğinde bilirkişilerden ek rapor alınarak davacı ana alacağını oluşturan vadeli mevduat faizi ve reeskont faizi alacakları ayrı ayrı değerlendirilip, reeskont faizinden kaynaklanan alacağa yukarıda açıklandığı şekilde yeniden temerrüt faizi uygulanmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy