(1163 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.03.2004 tarih ve 2003/957 - 2004/319 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil kooperatif ortağı bulunan davalının 17.07.1999 tarihli genel kurulda kararlaştırılan meblağı ödemediğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı kooperatife noter ihbarı ile 04.06.1999 tarihinde istifanın bildirilmiş olduğunu, bu nedenle istifa tarihinden sonra yapılan genel kurulda alınan kararların müvekkilini bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kooperatifin 17.07.1999 tarihli genel kurulunda kararlaştırılan parasal yükümlülüğün, bilanço açığını kapatmak için ek bir ödeme olmayıp Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci maddesinde düzenlenen sair ödemeler niteliğinde olduğu, davalının istifasının kooperatif tarafından kabul edilmemesi nedeniyle genel kurulda alınan kararlardan sorumlu olduğu, aynı genel kurulda alınan vade farkı kararının da uygulanabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatif genel kurulunca karar altına alınan katkı payının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Davalı vekili müvekkilinin davacı kooperatiften, anılan katkı payının karara bağlandığı 17.07.1999 tarihli genel kuruldan önce gönderdiği 04.06.1999 tarihli noter ihbarnamesi ile istifa ettiğini, dolayısıyla katkı payından dolayı müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesinde ortağın ana sözleşmeye uygun olarak yapacağı isteğe rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiş olup, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 13. maddesinde de bu hükme paralel bir düzenleme yer almıştır.
Ortağın istifa bildirimi, yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.
O halde somut olayda istifa iradesini 04.06.1999 tarihli noter ihtarı ile gösteren davalı, ihtarın kooperatife ulaştığı 14.06.1999 tarihi itibariyle ortaklıktan çıkmış sayılmalıdır. Bu durumda daha sonraki tarihte gerçekleşen genel kurulda alınan katkı payı kararından sorumlu bulunmayıp hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA. ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine. 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy