(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 74) (1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.04.2003 tarih ve 2001/516-2003/219 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatif üyesi olan davalının aidat borçlarının asıl ve faizleri toplamı olan 4.399.300.000.-TL borcu ödemediğini, başlattıkları takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsinin bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalının aidat borçlarının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takip talebinde, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarına ilişkin aidat ve gecikme zammı ayrı ayrı gösterilmeden toplam 4.399.300.000.-TL.nın faiziyle tahsili istenilmiştir. Dava dilekçesinde, talebin 204.500.000.-TL bölümün asıl, gerisinin temerrüt faizi olduğu açıklanmıştır. Hükme esas bilirkişi ek raporunda 1999 sonu itibariyle aidat borcu aslı, 1.204.500.000.-TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda, asıl alacağa ilişkin talep aşılmış olmakta, buna bağlı olarak temerrüt faizi miktarı doğru belirlenmemiş olmaktadır.
Öte yandan, davalı vekilinin ek rapora itiraz dilekçesinde, raporda ödemelerin eksik belirlendiği ve dava dışı eşinin payına ilişkin borçların da kısmen davalı borçlarına ilave edildiği bildirildiği halde, bu itiraz noktaları ek rapor ya da yeni bir rapor ile giderilmemiştir.
Diğer yandan, BK.nun 104/son maddesi hükmüne aykırı yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy