(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.11.2003 tarih ve 2002/543 - 2003/1285 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.05.2005 günde davacı avukatı Orhan Karakuş ile davalı avukatı Bora H. Beller gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin İspanya'ya ihraç ettiği canlı istiridye emtiasının 4 gün içinde taşınması gerekir iken, 4 gün gecikme ile taşınması sonucu deniz ürünlerinin tümüyle öldüğünü, zarardan davalı taşıyanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 57.250 DM.nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, emtianın alıcısına teslim edildiğinden dava hakkının düştüğünü, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, taraflar arasında taşıma süresinin 4 gün olacağına ilişkin bir anlaşma bulunmadığı ve taşımanın süresinde, uluslararası kurallara uygun olarak gerçekleştirildiğini, zararın gönderenin taşıma süresine ilişkin eksik talimatı ve malın özelliğinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek, taşımanın normal süre olan 5 gün yerine 7 günde gerçekleştirildiği ve oluşan zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemiz'ce, davacının temyiz itirazları reddedilerek, hasar ihbarının süresinde yapılmadığı ve zararın teslimden sonraki saklamada koşulların yetersizliğinden kaynaklandığına ilişkin davalı savunma ve bilirkişi raporuna itirazlarının CMR hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi veteriner raporunda ölüm nedeni belirtilmeyen 12.960 kg.lık istiridye ile, değerlendirme dışı tutulan bakiye istiridyelerin ölüm nedeninin ve ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesine işaretle karar bozulmuştur. Bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, zararın taşıma sırasında oluştuğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacının ihraç ettiği ve davalı yanca taşıması yapılan canlı istiridyeler alıcısına teslim edilmiş ve alıcı deposunda yapılan tespit sonucunda ölü oldukları anlaşılmış, buna dayalı olarak da alıcı, satış bedelini davacı satıcıya ödememiş, zararın gecikmeli taşımadan kaynaklandığı iddiasıyla eldeki dava açılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle karar verilmesi üzerine Dairemiz'ce, CMR hükümleri gözetilerek, alıcının deposunda incelemesi yapılan istiridyelerin ölüm nedeninin veteriner raporunda belirtilmemiş olması, inceleme dışı bırakılan 6.480 kg istiridye bakımından da ölüm nedeninin uzman bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile saptanması ve taşıyana süresinde ihbar yapılıp yapılmadığının belirlenmesine işaret edilerek karar bozulmuştur. Bozma kararından sonra konunun uzmanı tarafından kaleme alınan raporda, kesin ölüm nedeni ve ölümün hangi koşullarda, ne kadar süre içinde anlaşılabileceği belirtilmemiş, Hukukçu bilirkişi raporunda ise, ölüm durumunun teslim sırasında derhal anlaşılabileceği belirtilerek, süresinde ihbar yapılmadığı sonucuna varılmıştır. Görüldüğü gibi, Dairemiz'in bozma kararı gereğince uzman bilirkişi olan Su Ürünleri Fakültesi'nde öğretim üyesi bilirkişinin uzmanlık alanına giren konuda belirtmediği görüş, hukukçu bilirkişi tarafından belirtilerek bozma kararı gereği yerine getirilmemiştir.
O halde, mahkemece, canlı istiridyelerin ölümünün anlaşılamayacağı, ancak taşıma sonrasında bunların özel havuzda belli bir süre bekletildikten sonra ölümü yoksa dirimi olduğunun anlaşılabileceği yönündeki davacı iddiasının uzman bilirkişi görüşü alınarak değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy