(6762 S. K. m. 779, 780)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.12.2003 tarih ve 2003/815-2003/1038 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin nakliyecilik işiyle uğraştığını, kendi araçlarıyla nakliye yaptığı gibi, Kara Nakliyecileri Borsasında hazır bulunan nakliyecilerle de çalıştığını, davalının bu yerde iş bağlantılarını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin müşterisi Esen Plastik San ve Tic.A.Ş.'ne ait olan ve Türk Telekom Müdürlüğü'ne sattığı İzmir'den Kars'a teslimi gereken malların davalı ile yapılan taşıma poliçesi gereği, davalıya taşıtıldığı, malların geç ulaşması sonucu 2.655.147.500 TL gecikme tazminatı ödediklerini ileri sürerek ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma poliçesinde geç teslimden sorumlu tutulacağına dair bir ibare bulunmadığını, nakliye işinin ne kadar sürede tamamlanacağının belli olmadığını, nakliyat sırasında araçta arıza oluştuğunu, telefon vb. olmayışı nedeniyle arızayı bildiremediklerini, aradaki mesafenin 1700 km olup geç teslimden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, geç teslimat nedeniyle mal sahibine ödediği bedeli davalıdan rücuan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taşımanın geç yapılmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Bilirkişi raporu ve kararın gerekçesinde; davalının geç teslimat nedeniyle uğradığı zararı davalıdan isteyebileceği belirtilmiştir. Davalının taşımayı TTK. nun 779. maddesine göre saptanan taşıma süresinden sonra gecikmeli olarak gerçekleştirdiği sabit olduğuna göre, TTK.780. maddesi gereğince taşıyıcı, alt taşıyıcının kusuru nedeniyle uğranılan gerçek zararı tazmin etmek zorunda ise de taşıtanın zararının nereden kaynaklandığı, miktarının ne kadar olduğu ve ne şekilde belirlendiği tespit edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, taşıtanın zararın tespitine ilişkin dayanak belgeleri de getirtilerek, aralarında taşıma hukuku uzmanının da bulunduğu bilirkişi kurulundan, hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli bir rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde yetersiz rapor ve gerekçelerle hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy