(1086 S. K. m. 75/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2003 tarih ve 2002/344-2003/976 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca davalıya ait işyerlerinde otuz altı işçinin sigortalı olarak çalıştırılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin yapıldığı tarihte SSK'na ödenen prime esas matrahın alt sınırı 120.000.000 TL. iken sözleşmenin imzalanmasından sonra 1.4.2000 tarihinde asgari ücretten bağımsız olarak 150.000.000 TL sına, 2001 yılında ise 210.000.000 TL. sına çıkarıldığını, bu artış nedeni ile müvekkil şirketin ödeyeceği SSK priminde artış olduğunu, taban matrahının artışından kaynaklanan prim farklarının talebe rağmen davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 1.000.000.000 TL. sının her bir hak edişin ödenme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre, asgari ücretin artırılması halinde bu farktan doğan sosyal sigorta primlerinin müvekkil kurum tarafından karşılanacağını ancak asgari ücretten bağımsız olarak prime esas SSK matrahının alt sınırının artırılması nedeniyle ödeme yapılmasının sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmeden sonra yürürlüğe giren işsizlik kanunu uyarınca davacının fazladan 589.050.000 TL prim ödemek zorunda kaldığı, sözleşme tarihi itibariyle öngörülemeyen bu artıştan davacının sorumlu olmasının hakkaniyete uygun olmadığı, davacının dava dilekçesinde açıkça işsizlik kanunu hükümlerine dayanmamış ise de sözleşmeden sonra meydana gelen prim artışları isteğinin bilirkişilerin bulduğu miktarı da kapsayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 589.050.000 TL. sının dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından SSK.'na ödenen prime esas taban matrahının artışından kaynaklanan prim farklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Buna göre davacı taraf davasını SSK.'na ödediği taban matrahının artışından kaynaklanan prim farklarına dayandırmış olup, başkaca bir istemde bulunmamıştır. HUMK.'nun 75/1.maddesi uyarınca kanunun tayin ettiği istisnalar dışında hakim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemeyeceği gibi onları hatırlatacak hallerde dahi bulunamaz. Zira, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar davanın sebebini oluşturmakta ve sınırını çizmektedir.
Somut davada, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davaya esas meselenin dışına çıkılarak, davacıya işsizlik sigortası farkının ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine davacı taraf, rapor doğrultusunda karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Ancak, davacı tarafın bu yöndeki isteminden önce davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilerek, raporda yapılan dava dışı tespitin dikkate alınmaması istendiği gibi, davacı vekilinin beyanına karşı da itirazda bulunularak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. Buna göre, hakkında dava açılmayan, davalı tarafça kabul edilmeyerek karşı çıkılan ve ıslah yolu ile de talep edilmeyen bir hususta karar verilemeyeceği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, dava edilmeyen bir istem hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy