(6762 S. K. m. 1321)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.01.2004 tarih ve 2001/467 - 2004/10 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan Hayat Sigortası Poliçesi gereği müvekkilinin kendi üzerine düşen taahhütleri yerine getirerek primlerini ödediğini, müvekkilinin uğradığı kaza sonucu %55 oranında maluliyet tazminatına hak kazanmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, yapılan ıslah sonucu 1.485.000.000.-TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigorta sözleşmesinin devamı esnasında poliçesini iştira etmek istediğini belirttiğini, bunun üzerine sigorta sözleşmesinin iptal edilerek poliçenin iştira değerinin banka aracılığıyla davacıya ödenmek suretiyle 26.09.2000 tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiğini, ancak davacının 02.11.2000 tarihinde maluliyet tazminatı talebinde bulunduğunu, sözleşmenin sona ermiş olmasına rağmen müvekkili tarafından %10 maluliyet tazminatı olan 330.000.000.-TL. sının iyi niyetle sigortalıya ödendiğini, davacının da müvekkilini ibra ettiğini, müvekkilinin her hangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta akdinin feshedildiği yönünde bir belge bulunmadığı, kaza ihbarı üzerine %10 işgücü kaybına göre hesaplanan tazminatın ödendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.485.000.000.-TL.sının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının sigorta sözleşmesini feshettiği tarihten önce rizikonun gerçekleşmesine, davalı sigorta şirketinin maluliyet nedeniyle bir kısım ödemede bulunmasına ve Ferdi Kaza Sigortaları Genel Şartları 8/B maddesinde, poliçe ile temin edilen bir kaza sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat'i surette tesbitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedelinin ödeneceğinin düzenlenmiş olması karşısında, davacının kazadan on bir ay sonra belirlenen % 55 oranında iş ve güç kaybına isabet eden tazminata hak kazandığı, davalı şirketin maluliyet oranının kesin olarak tespitinden önce %10 maluliyet oranı üzerinden yaptığı kısmi ödeme karşılığı aldığı ibranamenin somut olayın özelliği gereği onu yükümlülükten kurtaramayacağının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 60.20 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy