(4721 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 53, 57, 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.12.2002 tarih ve 1998/728-2002/1217 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri ve müdahil vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.01.2004 gününde davacı avukatı Ömer Avcı ile davalı avukatı Halim Pekcan ve müdahil vekili Faik Tanlık gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar ve müdahil avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline bağlı Mersin Liman İşletmesi sahası içerisinde kalan arazinin bir yıllık süre ile 5.000 USD.na davalıya kiralandığını, müvekkilince açılan tahliye davasının reddedilmesi sonrasında kira sözleşmesinin uzun süreli akit haline dönüştüğünü, kiralanan taşınmazın konumu ve büyüklüğü, ülkemizdeki ekonomik durum dikkate alındığında yıllık 5.000 USD. kira bedelinin çok düşük kaldığını ileri sürerek, 1.1.1999 tarihinden itibaren yıllık kira bedelinin 27.472 USD artırılarak 32.472 olarak belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ileride kira parasının artırılması gibi bir sorun ile karşılaşılmasını önlemek açısından kira sözleşmesinde USD cinsinden kira bedelinin belirlendiğini, döviz cinsi paraların enflasyon karşısında daima değerini koruduğunu, uyarlama koşulları bulunmadığını savunarak, davanın reddine istemiştir.
Davalı yanında müdahil olan Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'na izafeten Mersin Serbest Bölge Müdürlüğü vekili, davaya konu 13.530 m2.lik arazinin 4.000 m2.lik kısmının Hazine'nin mülkiyetine geçtiğini belirterek, müdahale talebinin kabulünü istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 80 yıllığına kiralanan taşınmaz için kararlaştırılan 5.000 USD kira bedelinin, aşırı enflasyon ve para değerinin büyük ölçüde düşmesi nedeniyle, sözleşmeye müdahalenin zorunlu olduğu ve uyarlama şartlarının oluştuğu, TCDD ile Maliye Hazinesine ait parsellerden geçen boru hattının kira bedellerinin uyarlanması gerektiği sonucuna varılarak, 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık kira bedelinin 25.978 USD olarak tespitine (bunun 19.000 USD.nin 77 nolu parsel için, 6970 USD.nın da 76 ile 78 nolu parseller için) karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri ile müdahil vekilince temyiz edilmiştir.
1- Üçüncü şahsın iki taraftan birinin yanında katılmak üzere davaya müdahalesi, yani feri müdahale HUMK nun 53. vd maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Yasanın 57. Maddesinin birinci cümlesi uyarınca feri müdahil, lehine müdahale ettiği taraf ile birlikte hareket edebilir. Aleyhinde hüküm de kurulmayan feri müdahilin tek başına kararı temyiz etme yetkisi bulunmadığından, Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, taraflar arasında uzun süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, ekonomik gelişmeler yanında, emsal kira bedelleri ve mecurun çevresindeki gelişmeler dikkate alındığında kira bedelinin düşük kaldığını ileri sürerek, kira bedelinin uyarlanmasını istemiştir. Mahkemenin gerekçeli kararında ise, enflasyon karşısında Amerikan Doları'nın değer kaybetmesi nedeniyle uyarlama talebinin kabul edildiği açıklanmış olup, bu gerekçe, dava dilekçesinde yazılı gerekçelere ve ekonomik gelişmelere uygun düşmemektedir. Mahkemece, dava konusu mecurun bulunduğu çevre, bu çevredeki gelişmeler, emsal kira bedelleri dikkate alınarak, uyarlama koşullarının bulunup bulunmadığı, koşulları var ise kira bedelinin ne olması gerektiği konusunda denetime elverişli ve dayanakları gösterilmiş bilirkişi raporu alınması gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle feri müdahil Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 375.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy