(1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.03.2004 tarih ve 2001/1983-2002/268 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı bankanın POS makinalarından alınan satış belgelerinin komisyonu için 01.01.2000 yılından itibaren % 0 komisyonla, nakit paranın 15 gün davalıdan kalması şartıyla anlaştıklarını, ancak davalı bankanın uğramış olduğu zararların telafisi için geçmişe yönelik peşin komisyon bedeli tahsil ettiğini ileri sürerek bloke edilen 25.028.433.625 TL. nin reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesi gereğince kurulan POS makinalarının BKM komisyonunu telafi edecek kadar vadesiz DTH oluşturamadığını, bu nedenle uğranılan zararın telafisi için peşin komisyon tahsil edildiğini, bankanın komisyon oranlarını tek yanlı olarak günün koşullarına göre artırıp eksiltmeye yetkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre firmanın gerekli ciroyu yapmamasından dolayı bankanın yaptığı uygulamanın sözleşme ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddini karar verilmiştir.
Dava, işyerine POS cihazı kurulan davacının yeterli ciroyu yapmaması nedeniyle zarara uğradığını iddia eden davalı bankanın, bloke ettiği komisyon bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Karara esas alınan bilirkişi raporu, bankanın ne şekilde zarara uğradığını göstermemektedir. Raporda, soyut ifadeler kullanılarak ve sadece taraflar arasında akdedilmiş olan Üye İşyeri Sözleşmesi'nin birtakım maddelerinin aynen yazılarak hukuki yorum gerektiren olayın mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Rapor bu haliyle usulüne uygun olmayıp, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor olarak kabul edilemez ve karara esas alınamaz. Buna göre mahkemece, taraflar arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesi gereğince yeterli ciro yapılmaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek davacının hesabından geçmişe etkili olacak şekilde komisyon bedeli tahsil eden davalının zararı sorularak, uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yapılmak suretiyle sözleşme şartları, davalı banka zararının ne olduğu, nereden kaynaklandığı ve tüm yasal düzenlemelere göre somut ve nasıl hesaplandığı izlenebilen, bu şekilde Yargıtay denetimini de olanaklı kılan rapora dayanılarak bir karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor esas alınarak davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy