(1086 S. K. m. 288, 289) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.03.2004 tarih ve 2003/722-2004/202 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatife üye olan davalının önceki dönemlere ait borçlarının süresinde ödememesi nedeniyle tahsili için başlattıkları icra takibinin, davalının kısmen haksız itirazı ile 911.000.000.TL'lik kısmı için takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, itiraz etmediği ve icra dosyasına ödediği 80.000.000.TL'den başka borcunun bulunmadığını, 2000 yılına ait sulama borcunu Kooperatif memuru Sezgin Topuz'a ödediğini, bu kişinin de kooperatif işçisi Mustafa Vapur'a verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının tüm borçlarını ödediği ve ödenmemiş borcun bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve itiraz edilen kısım bakımından davalı tarafından ikrar edilen 175.000.000.TL dışında kalan alacağın ispat edilememesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında, davalının, 175.000.000 TL borcu olduğu ve bu borcunu kooperatif çalışanı Sezgin Topuz'a ödediği şeklinde ikrarda bulunmasına göre, bu borcun ödendiğine ilişkin ispat yükü bunu ikrar eden davalıya geçmiştir.
Öte yandan, davanın niteliği ve kapsamı ile dava konusu değere göre, davalıya düşen ispat hususu, HUMK'nun 289 ncu maddesi hükmüne dayalı olarak, açık bir muvafakat olmadıkça tanıkla ispat olunamaz. Bu hususun, HUMK'nun 288 nci maddesi hükmü kapsamında, kesin delille ispatı gerekir.
Bu durumda mahkemece, davalının ödediğini bildirdiği alacak bakımından, paranın verildiği iddia olunan kooperatif çalışanı Sezgin'in, kooperatif adına para tahsiline yetkisinin bulunup bulunmadığı, önceden beri kooperatifin bu şekilde yapılan tahsilata onay verip vermediği ve ödemenin başkaca kesin delillerle ispatı olanağının bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy