(2918 S. K. m. 20) (6762 S. K. m. 1301)
Taraflar arasında görülen davada Yalova Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.01.2004 tarih ve 2003/580-2004/122 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı İ. İlhan tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.05.2005 gününde davacı avukatı E. Demir ile davalılardan İ. İlhan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı sigortacının TTK. nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılardan İ. İlhan tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK. nun 1301. maddesi uyarınca açılmış kasko rücu davasıdır.
2918 sayılı KTK. nun değişik 20/d madde hükmü uyarınca, noterlerce gerçekleştirilen devir işlemleri, araç mülkiyetinin devri için yeterli olup, işlemin tamamlanması için trafik siciline alıcı adına tescil işlemi yapılması mutlak koşul değildir. Tescil işlemi, idare bir tasarruf olup, yaptırılmaması ayrı bir yaptırıma tabidir ve mülkiyetin devri için kurucu bir nitelik taşımaz. Bunun bir sonucu olarak da, trafik kayıtları mülkiyeti gösteren sicillerden olmakla birlikte, bu karine kesin değildir. Aracı, noter satışı ile devralan, adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi, aracın maliki sayılır.
Yenimahalle 4. Noterliğinin 14.08.2002 tarih, 24416 Yevmiye sayılı işlemi ile 06
21 plakalı aracın mülkiyetinin kazadan önce diğer davalı A. A.'ya devredildiği anlaşılmaktadır. Husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, davalılardan İ. İlhan hakkındaki davanın reddedilmesi gerekirken, yazılı şekilde sorumluluğuna hükmedilmesi hatalı olmakla, hükmün davalı İ. İlhan yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı İ. İlhan'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy