(5846 S. K. m. 5, 66)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.03.2004 tarih ve 2003/53 - 2004/33 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, noter tasdiki ile her türlü telif hakları müvekkiline ait olan yarışma programının, aynı format ile davalılardan ANS Yapım A.Ş. tarafından hazırlanarak, diğer davalıya ait televizyonda yayınlandığını ileri sürerek, FSEK.nun 66 ncı ve 77 nci maddeleri hükmüne göre, yayının durdurulması suretiyle tecavüzün önlenmesine, 28.607.180.000.-TL tazminatın müteselsilen ödenmesine ve kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu oyunun eser olmadığını ve korunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusunun program değil program formatı olduğu ve formatın da yasal düzenlemelere göre eser olmadığı gerekçeleriyle, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın istem halinde Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; FSEK.nun 66 ncı maddesi kapsamında, tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmiştir.
Mahkeme kararında, televizyonda yayınlanan program formatlarının ve bu bağlamda dava konusu yarışma programı formatının eser sayılmaması, görevsizlik kararına dayanak yapılmış ise de 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 4630 sayılı yasa ile değişik 5 nci maddesine göre "Sinema eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir." denilmek suretiyle, görüntülü eserlerden hangi tür programların eser sayılacağı hususuna da açıklık getirilmiş olup, bu tür programlar normatif ve tahdidi olarak sınırlandırılmamıştır. Buna göre, program yayın formatlarının da anılan yasa kapsamında eser sayılması ve korunmasının gerektiği kabul edilmelidir. Nitekim Dairemizce verilen 2000/6049-8439 ve 2004/1281-10333 sayılı ilamlarda da program formatları, anılan yasa kapsamında değerlendirilmiştir.
Öte yandan, iddia ve savunmaya göre, dava konusu uyuşmazlığın esasının çözümü, formatın eser sayılıp sayılmayacağı ve kopyalanan unsurların esasen programın bizzat kendisinin mi formatının mı olduğu noktasında toplandığına göre, davaya konu program formatının yasanın aradığı anlamda eser sayılmaması olasılığında bile, bu hususun tartışılmasının, eser konusunda ihtisas mahkemesi olan, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nce yapılması gerekir.
O halde mahkemece, yukarıda yazılı nedenlerle, davanın esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy