(6762 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2004 tarih ve 2003/188-2004/162 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirketin Konya Numune Hastanesi'nce yapılan 11.09.2002 tarihli ihaleyi kazandığını ancak davalıların müvekkil şirketin ihaleye fesat karıştırdığını, yöneticilere rüşvet verdiğini iddia ederek müvekkilinin ticari itibarını zedelediklerini ileri sürerek, haksız rekabet fiillerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Rafet, Hüseyin ve Erol vekili, davacının kazandığı ihalenin kanuni şartlara uygun olmadığı gerekçesiyle feshedildiğini, müvekkillerinin bunda hiçbir katkısının olmadığını, ancak müvekkillerinin sahibi ve yetkilisi bulundukları şirket adına, alınacak malzemelerin bedellerinin çok yüksek olduğu, Devletin zarara uğratıldığı gerekçesiyle ve haksız kazanç elde edilmesini önlemek amacıyla, ihalenin onaylanmasını isteyen bir ihbar yazısını Sağlık Bakanlığı'na 16.09.2002 tarihinde gönderdiklerini, bu yazıda davacının kastedildiğine dair bir ibarenin bulunmadığını, davalı Sebahattin vekili ise, Konya Numune Hastanesi'nde yönetici görevinde bulunan müvekkilinin dava konusu ihale tarihinde izinli olduğunu, iddia edilen konularla müvekkilinin hiçbir ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalıların davacı şirketin ticari itibarına yönelik ve haksız rekabete yol açacak şekilde davranışta bulunduklarının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddini karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy