(Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 17)
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.12.2003 tarih ve 2003/659 - 2003/996 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın, davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında uğradığı (384.236.899) TL hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilce taşınan emteanın yükleme işinin dava dışı satıcı firma tarafından gerçekleştirildiğini, hasarın ambalaj ve yükleme hatasından kaynaklandığından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kabul edilse dahi CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yükü ve ambalajı kontrol yükümlülüğünün davalı taşıyıcıda olduğu, davalının taşıma senedinde herhangi bir çekince dermeyan etmediği ve hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile (320.197.416) TL asıl alacağa % 70 ve değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. CMR Konvansiyonunun 17/4-6. bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emteanın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Somut olayda davalı vekili, müvekkilce taşınan emteanın yükleme işinin dava dışı satıcı firma tarafından gerçekleştirildiğini, hasarın da ambalaj ve yükleme hatasından kaynaklandığını savunmuştur. Ekspertiz raporunda ise hasarın taşıma sırasında meydana gelen savrulmalar ve sadmeler sonucunda oluştuğu belirtilmiştir. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış, sadece davalı taşıyıcının taşıma senedinde herhangi bir çekince dermeyan etmemesine dayanılarak, malların taşıyıcıya tam ve sağlam şekilde teslim edildiği, hasarın nakliye sırasında meydana geldiği kabul edilmiştir. Oysa bu durum tek başına hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabulü için yeterli değildir. O halde mahkemece, hasarın ambalaj veya yükleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılarak, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalı taşıyıcının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı tespit edilmek ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy