(818 S. K. m. 51, 145, 147) (6762 S. K. m. 1299) (2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzincan Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.12.2003 tarih ve 2001/111-2003/626 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan A. A. T. Sigorta Şti vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekilleri, davalıların sürücüsü, trafik sigortacısı, işleteni ve maliki oldukları araçların çarpışması sonunda, dava dışı sürücünün kullandığı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin eşi ve babası olan F. Toptaş'ın yaşamını yitirdiğini ileri sürerek, şimdilik 18.000.000.000-lira maddi ve 2.000.000.000-lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan A. A. T. Sigorta Şirketi vekili, poliçe limitlerinin ölüm halinde 7.000.000.000-lira olduğunu savunmuştur.
Diğer davalılar vekilleri (ayrı ayrı), davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan K. Seyahat Turizm Ltd. Şti'ne ait aracın sürücüsü olan davalı S. Gencan'ın olayda 2/8 oranında kusurlu olduğu, davacıların anılan davalıları ibra ettikleri gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.000.000.000-liranın davalılardan A. A. T. Sigorta Şirketinden olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, diğer davalı sigorta hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan A. A. T. Sigorta Şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan A. A. T. Sigorta Şirketi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalılar, kazaya karışan aracın sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısıdır. Davalılar, muhtelif sebeplerle davacılara karşı Borçlar Kanununun 51. madde hükümleri gereğince eksik teselsül hükümlerine göre müteselsilen sorumlu olup, tazminatın nihai sorumlusu araç sürücüsüdür.
Davacı, tam teselsülde olduğu gibi, bütün zararının tazminini müteselsil borçlulardan tümünden isteyeceği gibi birisinden de isteyebilir. Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147.madde hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceğine dair hükmüne havidir. Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklamalar ışığında, davacılar vekillerinin 02.10.2001 tarihli celsede mümeyyiz davalının trafik sigortacısı olduğu aracın maliki olan K. Seyahat Turizm Ltd. Şti. ve sürücüsü olan S. Gencan hakkındaki davadan imzalı beyanı ile feragat etmesinin mümeyyiz davalıya sirayet edip etmeyeceği üzerinde durulmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Öte yandan, TTK. nun 1299 ncu, 2918 sayılı KTK. nun 98/1, 99/1 nci maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi genel şartlarının 12 nci maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, davacının davadan önce davalılardan Işık Sigorta A.Ş.'den ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin dosyada ihtar yazısı bulunmamakta olup mahkemece, başvuru ve tebliğine ilişkin belge varsa davacı taraftan istenmek, ibraz edildiğinde tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilerek tesbit edilecek tarihten, başvuru veya tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu yön ve olasılık üzerinde durulmadan, eksik inceleme sonucu, davalılardan sigorta bakımından olay tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalı sigorta vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan A. A. T. Sigorta Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy