(2918 S. K. m. 98, 99) (1086 S. K. m. 438) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çorum Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.01.2004 tarih ve 2002/323-2004/5 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan müvekkiline ait aracın meydana gelen kaza sonucunda hasarlanmasına rağmen, oluşan hasarın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 739.500.000 liranın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar miktarının 388.400.400 lira olduğunu, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 736.000.000 liranın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 nci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. 21.02.2002 günü meydana gelen kaza ve hasarı davacı, 07.03.2002 günü davalı sigortaya bildirmiş olup, 07.03.2002 günü başlayan inceleme sonucu ekspertiz raporu 09.04.2002 tarihinde düzenlenerek davalı şirkete sunulmuştur. Ekspertiz tarafından gerçek zararın tespitinden sonra davalı sigorta şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlülüğünün doğduğunun kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenme tarihinden itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, iş bu davada uygulama yeri olmayan KTK.98 ve 99 ncu madde hükümleri çerçevesinde davalının temerrüdü belirlenmek suretiyle faizin başlangıcının 20.03.2002 tarihi olarak belirlenmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasına gereksinim göstermediğinden, HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün ilk paragrafında yer alan 20.03.2002 tarihinden ibaresinin çıkartılarak yerine 09.04.2002 tarihinden ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy