(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.12.2003 tarih ve 2003/852 - 2003/1220 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK'nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davalılardan Yurdagül Yıldırım hakkındaki dava geri alındığından bu davalıya yönelik karar verilmesine yer olmadığına, dava aşamasında ana borç ödenmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, sadece 118.750.000.-TL.sı rücuan tazminatın davalı sigorta şirketi için dava tarihinden, diğer davalı şirket için ödeme tarihinden ana borcun ödendiği tarihe kadar işleyecek yasal faizin anılan davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine dair tesis edilen hüküm, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi davaya verdiği yanıtta, kaza tarihi olan 24.05.2003 tarihi itibariyle davalı tarafa ait aracın şirketlerine Birleşik Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu ancak aracın trafik sigortasının şirketçe temin edilmediğini, hasar bedelinin trafik sigortası teminat limiti içinde kaldığından, kazadan dolayı sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan aleyhine hüküm tesis edilmiştir. Dosyada mevcut kaza tutanağının davalı araca ait sigorta durumu kısmında EGS Sigorta yazılı olmasına göre de, mahkemece davalı tarafa ait aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortasının hangi sigorta şirketi tarafından temin edildiği hususunun araştırılarak, trafik poliçesinin dosyaya getirilmesi suretiyle davalı sigorta şirketinin yaptığı savunmanın yerinde olup olmadığının belirlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy