(1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uşak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.04.2004 tarih ve 2003/779-2004/168 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Bülent vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin Gökar A.Ş.nin ortakları ve üç yönetim kurulu üyesinden ikisi olduklarını, diğer üye Bülent Göbelez'in haksız fiilleri nedeniyle şirketin işleyemez duruma geldiğini, talepleri üzerine atanan ilk kayyımın yetkisinin daha sonra kaldırıldığını, mutabakat ile atanan ikinci kayyımın şirket aleyhine faaliyette bulunduktan sonra istifa ettiğini, şirketin hukuki korumadan yoksun bırakılmaması için gösterilen iki adaydan birinin şirkete kayyım olarak atanmasını talep ve dava etmiştir.
Dava hasımsız olarak açılmış olup, yargılama sırasında şirket ortağı Bülent Göbelez davaya dahil edilmiş, cevabında, diğer şirket ortaklarının da bu davada yer alması gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirketin dava tarihi itibariyle organsız ve yetkisiz olduğu, şirketi temsile yetkili kayyımında azlini istemesi karşısında şirketin kayyım aracılığı ile temsilinde aciliyet bulunduğu, bu nedenle diğer ortaklara tebligat yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Ahmet Kuşçu'nun kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kural olarak, temyiz yoluna başvurma hakkı, davanın taraflarına ait ise de, temyiz incelemesine konu karar, temyiz talebinde bulunan Bülent Göbelez'in hukukuna yönelik bulunduğundan ve bu yola başvurmakta hukuki yararı olduğundan, istemin esas yönünden incelenmesi gerekmiştir.
Dava, kayyumun istifası nedeniyle hukuki korumadan yoksun kalan dava dışı Anonim Şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir.
Açıklanan bu davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılması veya tüm ortakların bu davada bulunmaları zorunlu olup, davanın hasımsız olarak görülmesi mümkün değildir. O halde davacılara, tüm ortaklara veya şirket tüzel kişiliğine karşı ayrı bir dava açılması için süre verilip, bu dava ile birleştirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hasımsız açılan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle şirket ortağı Bülent Göbelez'in temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy